Locker room türkçesi Locker room nedir

  • Sporcuların elbiselerini bıraktığı dolaplı oda.
  • Soyunma odası.
  • Soyunma giyinme odası.
  • Dolaplı sporcu odası.

Locker room ile ilgili cümleler

English: This place smells like a locker room.
Turkish: Bu yer bir soyunma odası gibi kokuyor.

English: Burak hung himself in the locker room.
Turkish: Burak soyunma odasında kendini astı.

English: Ali kicked the locker room door shut.
Turkish: Ali soyunma odasının kapısını tekmeleyerek kapattı.

Locker room ingilizcede ne demek, Locker room nerede nasıl kullanılır?

Locker : Kilitli çekmece. Kilitleyen kimse. Malzeme dolabı. Göz. Kilitleyen. Kilitli dolap. Mağaza. Dolap. Ambar. Kilitli çekmece ya da dolap.

Room : Mahal. Oturmak. Neden. Meydan. Ç.daire. Mekan. Fırsat. Apartman. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri. Oda.

Lockers : Malzeme dolabı. Kilitli dolap. Kilitleyen kimse.

A slip of a room : Kutu gibi oda.

Ample room : Yeterince büyük olan alan. Yeterli alan. Geniş oda. Yeterli boş yer.

Anechoic room : Yankı yapmayan oda. Sessiz oda. Yankısız oda.

İngilizce Locker room Türkçe anlamı, Locker room eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Locker room ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Changing room : Soyunma kabini. Giyinme odası.

Dressing room : Tuvalet odası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Makyaj odası. Oyuncuların soyunup giyindikleri, makyaj yaptıkları oda. Giyinme odası. Sanatçıların tiyatroda giysilerini giyip çıkardıkları oda.

Fitting room : Deneme kabini. Elbise deneme odası.