Locker türkçesi Locker nedir

  • Kilitli çekmece.
  • Dolap.
  • Kilitli dolap.
  • Mağaza.
  • Malzeme dolabı.
  • Kilitli çekmece ya da dolap.
  • Göz.
  • Kilitleyen.
  • Kilitleyen kimse.
  • Ambar.
  • Kilitli dolap (soyunma odasında veya okul koridorunda).

Locker ile ilgili cümleler

English: Ali slammed the locker door shut.
Turkish: Ali dolap kapısını çarparak kapattı.

English: Ali kicked the locker room door shut.
Turkish: Ali soyunma odasının kapısını tekmeleyerek kapattı.

English: Ali opened his locker and took out his books.
Turkish: Ali kilitli dolabını açtı ve kitaplarını çıkardı.

English: Ali was looking for his locker key.
Turkish: Ali dolabının anahtarını arıyordu.

English: Ali is still looking for his locker key.
Turkish: Ali hâlâ soyunma odasının anahtarını arıyor.

Locker ingilizcede ne demek, Locker nerede nasıl kullanılır?

Locker room : Soyunma odası. Soyunma giyinme odası. Sporcuların elbiselerini bıraktığı dolaplı oda. Dolaplı sporcu odası.

Automatic baggage locker : Otomatik bagaj muhafaza yeri.

Chain locker : Zincirlik. Zincir dolabı.

Left luggage locker : Kayıp eşya dolabı.

Shot in the locker : Son çare. Son yol.

Beta blocker : Beta blokör. Beta bloklayıcı. (tıp veya medikal terimi) vücuttaki beta reseptörlerinin faaliyetini durdurarak stres hormonlarını engelleyen ilaç (hipertansiyon, anjin ve diğer kalp rahatsızlıklarını iyileştirmede kullanılır). Beta bloker.

 

Where are the luggage lockers : Emanet nerede.

Davyjonesslocker : Enginler.

Clocker : Zaman hakemi. Torbacı. Uyuşturucu satıcısı. Zamanı ölçen kimse (bir yarışta, vb.).

Clockers : Zaman hakemi. Zamanı ölçen kimse (bir yarışta, vb.). Uyuşturucu satıcısı. Torbacı.

İngilizce Locker Türkçe anlamı, Locker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Locker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depositary : Emanetçi. Müstevda. Yediemin. Depo. Emin. Vedia alan.

Cubbyholes : Küçük oda. Odacık. Gizlenecek yer. Önü açık ufak göz (yazıhanede veya dolapta). Hücre.

Shop : Gammazlamak. Yapımevi. İş. Dükkan. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Ele vermek. İşlik. Hapishane. Alışveriş etmek.

Hutch : Kafes (tavşan vb.). Kömür sandığı. Kulübe. Küçük hayvan kafesi. Kömür vagonu. Baraka. Tavşan kafesi.

Lazaretto : Cüzzamlı fakir insanlar için devlet hastanesi. Karantina istasyonu. Lazaret. Erzak ambarı. Kumanyalık. Cüzzam hastanesi. Karantina yeri. Fakir hastanesi. Gemi ambarı.

Eights : 8. Sekiz kişilik takım. Sekiz. Sekizli. Sekiz rakamı (8, vııı).

Cubicle : Kabin. Küçük oda. Diğer bölümlerden ayrılmış küçük bölme veya ofis. Hücre. Kabine. Odacık. Küçük bölme.

Bin : Sele. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bidon. Sepet. Yer. Ambarlamak. Tımarhane. Çöp kovası. Teneke.

Emporia : Ticaret merkezi. Market. Virginia eyaletinde bölge. Kansas eyaletinde şehir. Pazar yeri. Virginia eyaletinde şehir.

 

Granaries : Zahire ambarı. Mahzen. Hububat ambarı. Silo. Tahıl ambarı.

Locker synonyms : glory hole, storage locker, cell, cubbyhole, emporium, closeting, cubicles, aperture, emporiums, entrepot, cuddies, cabal, barns, compartment, chifforobes, bins, depot, cheating, blinkering, barn, celling, depositories, cuddy, granary, shops, lockers, capstan, store, depository, magazine, aumbry, capstans, collusion.

Locker ingilizce tanımı, definition of Locker

Locker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, locks.