Longstop türkçesi Longstop nedir

  • Son müdafaa.
  • Son savunma.
  • Son savunucu.

Longstop ingilizcede ne demek, Longstop nerede nasıl kullanılır?

Longstanding : Eskiden beri süregelen. Uzun süredir var olan. Çok eski. Çoktandır devam eden. Eski.

Longs : Hasretini çekmek. İstemek. Özlemek. Hasret kalmak. Uzun. Susamak. Paçalı don. Özlemini çekmek. Can atmak. Gözlemek.

Longship : Viking yelkenlisi.

Longships : Viking yelkenlisi.

Longshore : Kıyı boyu.

Longshoremen : Rıhtım işçisi. Tersane işçisi. Liman çalışanı. Dok işçisi. Liman işçisi. Gemi yükleme işçisi. Yük boşaltma işçisi.

Alongshore : Kıyıya paralel. Kıyı boyunca. Sahil boyunca. Kıyı boyunca oluşan.

Alongside with : Yanı sıra.

Alongshoreman : Liman işçisi. Gemileri yükleyen ve boşaltan doklarda çalışan kişi.

Alongside : İle yan yana. Yanaşık. Yanında. Gemi bordasına. Yanısıra. Yanına. Yan yana. Yanı sıra. Gemi bordasında.

İngilizce Longstop Türkçe anlamı, Longstop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Longstop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Last ditch stand : Son çare.

Exposure : Ortada bırakma. Karşı karşıya olma. Bir oluşuğun ya da bir yapının, yeryüzünde göründüğü yer ya da yüzey. Teşhir. Sergileme. Bir nesnenin ışınlara tutulması; ışınlama ölçüsü, ışınım akısı ile ışınlama süresinin çarpımına eşittir. Çıkarma. Korunmasızlık. Maruz kalma. Çıkma.

 

Photo : Fotoğraflamak. Resim vermek. Işıl. Fotoğraf. Foto. Resim. Spermaya ait. Işık. Fotograf.

Photograph : Resim vermek. Resim. Fotoğraflamak. Fotoğrafını çekmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fotoğraf çekmek. Fotoğraf. Fotoğraf aygıtıyla fotoğraf elde etmek. Resmini çekmek.

Pic : Azami yük. Ardıl bilgi ölçütü. Pıc. Sinema filmi. Resim.

Picture : Resmini yapmak. Düşlemek. Tasvir. Kafasında canlandırmak. Resim. Yansıtmak. Tasavvur etmek. Keste. Tanımlamak.

Longstop zıt anlamlı kelimeler, Longstop kelime anlamı

Indirect : Doğru olmayan. İmalı. Aktarmalı. Aldatıcı. Dolaşık. Dolaylı. Dolambaçlı. Kinayeli. Vasıtalı.

Discontinuous : Ayrı. Kesikli. Kesik. Süreksiz. Fasılalı. Aralıklı. Devamsız. Kesintili.

Longstop ingilizce tanımı, definition of Longstop

Longstop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who is set to stop balls which pass the wicket keeper.