Longs türkçesi Longs nedir

Longs ile ilgili cümleler

English: She longs for her husband to arrive.
Turkish: Kocasının gelmesini dört gözle bekliyor.

English: Ali belongs here.
Turkish: Ali buraya ait.

English: A large bathroom with natural daylight belongs to this apartment.
Turkish: Doğal gün ışığı olan büyük bir banyo bu daireye aittir.

English: One who longs for death is miserable, but more miserable is he who fears it.
Turkish: Ölüm için can atan kimse sefildir, ama daha sefil olanı ondan korkan kimsedir.

English: Every nation longs for world peace.
Turkish: Her ulus dünya barışını arzular.

Longs ingilizcede ne demek, Longs nerede nasıl kullanılır?

Longship : Viking yelkenlisi.

Longships : Viking yelkenlisi.

Longshore : Kıyı boyu.

Longshoreman : Liman işçisi. Liman çalışanı. Tersane işçisi. Rıhtım işçisi. Yük boşaltma işçisi. Dok işçisi. Gemi yükleme işçisi.

Longshoremen : Yük boşaltma işçisi. Liman işçisi. Tersane işçisi. Dok işçisi. Gemi yükleme işçisi. Rıhtım işçisi. Liman çalışanı.

Alongside of : -in yanında.

Alongside with : Yanı sıra.

Alongshoreman : Liman işçisi. Gemileri yükleyen ve boşaltan doklarda çalışan kişi.

 

Longsighted : Presbit. Uzağı iyi gören. Sağduyulu. İleri görüşlü. Uzağı görebilen. Hipermetrop. İleriyi gören.

Alongshore : Kıyı boyunca oluşan. Sahil boyunca. Kıyıya paralel. Kıyı boyunca.

İngilizce Longs Türkçe anlamı, Longs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Longs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Desire : Emel. İstek duymak. Hevesi olmak. Talip olmak. Dilek. Yalvarmak. Rica etmek. Arzu.

Continuing : Devam ediyor. Müdevver. Devamlı. Devam ediliyor. Devam eden. Devam ettiren. İçeren. Süren.

Maxis : Uzun etek. İri. Maksi. Büyük.

Regretting : Pişman olmak. Kederlenmek. Üzülmek. Müteessir olmak. Teessüf etmek. Pişmanlık duymak. Gözünde tütmek. Esef etmek.

Feel thirsty : Hararet hissetmek.

Longest : Uzun vadeli. Büyük. En uzun.

Lengthened : Sulandırmak. Uzatılmış. Uzamak. Uzatmak.

Longish : Uzunca.

Far : Uzak. Uzakta. İlerlemiş. Çok. Aşırı. Çok fazla. Uzağa. Bir hayli. Öte. Ötedeki.

Long range : Uzun dönemli. Uzun menzilli. Uzun erimli. Uzun vadeli. Uzun erim.

Longs synonyms : pole handled, seven day, long staple, long acting, long lasting, long handled, hourlong, eight day, long wooled, long snouted, long wool, monthlong, lasting, asks, bimestrial, aspired, longed, eye, long, be spoiling for, feel thirst, womb to tomb, lank, yearlong, monitoring, extended, thirsts, thirsted, ask for, macro, eternal, keep an eye to, hungered.

Longs zıt anlamlı kelimeler, Longs kelime anlamı

Short : Kısa devre yaptırmak. Kısa metrajlı film. Kısa okunuşlu ünlü. Kontak. Az. Noksanlık. Kısa hece. Kısa. Eksiklik.