Continuing türkçesi Continuing nedir
- Devamlı.
- İçeren.
- Devam ettiren.
- Devam ediliyor.
- Müdevver.
- Süren.
- Devam ediyor.
- Devam eden.
Continuing ile ilgili cümleler
English: I will play Sudoku then instead of continuing to bother you.
Turkish: Öyleyse seni rahatsız etmek yerine sudoku oynayacağım.
English: I see no point in continuing this conversation.
Turkish: Bu konuşmaya devam etmenin amacı olmadığını anlıyorum.
English: Lake Chad is continuing to shrink.
Turkish: Çad gölü küçülmeye devam ediyor.
English: Ali said investigations were continuing.
Turkish: Ali soruşturmaların devam ettiğini söyledi.
English: Police are continuing their investigation.
Turkish: Polis soruşturmaya devam ediyor.
Continuing ingilizcede ne demek, Continuing nerede nasıl kullanılır?
Continuing appropriation : Devreden ödenek. Devamlı tahsisat. Bir dönemden öbür döneme aktarılabilen ödenek. Aktarılır ödenek. Gelecek seneye aktarılan tahsisat. Müdevver tahsisat. Bir devreden sonraki döneme nakledilebilen tahsisat.
Continuing education : Tam gün okul ya da üniversite öğrenimini bitiren ya da belli bir öğrenim basamağından ayrılan gençler ile yetişkinlere yaşamları boyunca sürekli olarak öğrenme ve yetişme olanakları sağlanmasını öngören eğitim anlayışı. özel nitelikte okullar, eğitim merkezleri, yüksek okullar ve üniversitelerin, geleneksel ya da akademik programlar yerine esnek ve kılgısal programlar uygulayarak yetişkinlere sağladığı eğitim. Sadece yarı zamanlı eğitim görebilen ve bir derece almaya yönelik olmadan bilgilerini arttırmak isteyen öğrenciler için tasarlanmış olan kolej veya üniversite dersleri programı. Sürekli eğitim.
Discontinuing : Sona ermek. Devam etmemek. Son vermek. Durdurmak. Ara vermek. Kesmek. Durmak. Bırakmak.
Continuities : Devamlılık. Mantıksal bağ. Program metni. Ayrımlama. Akıcılık. Süreklilik. Teselsül. Kolay anlaşılan şey. Senaryo.
Continuity : Mantıksal bağ. Bir düzenin bütünlüğü, öğeleri arasındaki ilişkilerin sonsuz sayıda oluşu, koşullarının değişmesindeki yavaşlık ve bir durumdan başka bir duruma geçişindeki rahatlık. Devamlılık. Program metni. Senaryo. Kolay anlaşılan şey. Ayrımlama. Teselsül. Akıcılık.
Continuity property : Süreklilik özelliği.
Continuity equation : Devamlılık denklemi. Süreklilik denklemi. Süreklilik denklemi.
Continuity suite : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzlence yayın bölümü. İzlence işliği ile sunucu işliğinden oluşan bölüm.
Continuity of custom : Boşinançsal süreklilik. Tarihsel ve çağdaş görenek ya da görenek öğeleri arasındaki bağ. bk. görenek, öğe. krş. geleneksel süreklilik, boşinançsal süreklilik. Tarihsel ve çağdaş boşinanç ya da boşinanç öğeleri arasındaki bağ. bk. boşinanç, öğe. krş. geleneksel süreklilik, göreneksel süreklilik. Göreneksel süreklilik.
Continuity correction : Süreklilik düzeltmesi. Yates süreklilik düzeltmesi. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
İngilizce Continuing Türkçe anlamı, Continuing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Continuing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Undergoing : Uğramak. Geçirmek. Çekmek. Başına gelmek. Süregelen. Katlanmak.
Attendee : Hazır bulunan. Belirli bir etkinliğe katılan kimse. Katılan. Katılımcı. Belirli bir zamanda veya yerde hazır bulunan kimse.
Driving : İşletme. Araba gezintisi. Sürücü. Canlı. Çalıştıran. İşleten. Hareket ettiren. Çalıştırma. Sürme.
Evermore : Hep. Ebediyen. Sürekli olarak. İlelebet. Her zaman. Sonsuza kadar. Daima.
Continual : Ardı arkası kesilmeyen. Ardı arkası gelmeyen. Aralıksız. Süregelen. Mütemadi. Durmadan. Sık. Sıkça. Sürekli.
Consisting of : Meydana gelmek. İçererek. -den oluşan. Oluşmak.
Constantly : İkide bir. Daima. Durmaksızın. Sürekli. Değişmeksizin. Sıkça. Hiç durmadan. Sabit düzeyde. Sık sık.
Attendees : Belirli bir zamanda veya yerde hazır bulunan kimse. Katılan. Katılımcılar. Katılanlar. Hazır bulunan. Belirli bir etkinliğe katılan kimse.
Progressing : Kalkınmak. Gelişen. Gelişmek. İleri gitmek. İlerlemek. Devam etmek. Yürüyen.
Expellers : Ekspeller. Azleden. Kovan veya defeden kimse veya şey. Tardeden. Sürekli cendere. Kovan veya sürgün eden kimse. Kovan. Defeden. Defeden ilaç.
Continuing synonyms : continually, ongoings, expeller, continued, consistent, runner, chronic, ongoing, contains, banishers, chronics, enduring, abiding, including, continuous, inclusive, long, assiduous, containing, durable, everlasting, banisher, resuming, away, engraved in stone, day after day.
Continuing zıt anlamlı kelimeler, Continuing kelime anlamı
Discontinued : Baskısı tükenmiş. Son vermek. Artık üretilmeyen. Durdurmak. Bırakmak. Ara vermek. Kesmek. Sonlanmış. Sona ermek. Durmak.
Short : Az. Kısa metrajlı film. Kontak. Kısa devre yaptırmak. Kısa. Kısa hece. Eksiklik. Kasa açığı. Alçak.

Bu kısımda Continuing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Continuing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Continuing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Continuing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.