Continuity türkçesi Continuity nedir

  • Ayrımlama.
  • Kolay anlaşılan şey.
  • Akıcılık.
  • Bir düzenin bütünlüğü, öğeleri arasındaki ilişkilerin sonsuz sayıda oluşu, koşullarının değişmesindeki yavaşlık ve bir durumdan başka bir duruma geçişindeki rahatlık.
  • Teselsül.
  • Senaryo.
  • Mantıksal bağ.
  • [#devam Devamlılık].
  • Program metni.
  • Süreklilik.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Continuity ingilizcede ne demek, Continuity nerede nasıl kullanılır?

Continuity at a point : Noktada süreklilik.

Continuity concept : Devamlılık kavramı.

Continuity correction : Yates süreklilik düzeltmesi. Süreklilik düzeltmesi. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Continuity equation : Süreklilik denklemi. Devamlılık denklemi. Süreklilik  denklemi.

Continuity of custom : Tarihsel ve çağdaş görenek ya da görenek öğeleri arasındaki bağ. bk. görenek, öğe. krş. geleneksel süreklilik, boşinançsal süreklilik. Boşinançsal süreklilik. Göreneksel süreklilik. Tarihsel ve çağdaş boşinanç ya da boşinanç öğeleri arasındaki bağ. bk. boşinanç, öğe. krş. geleneksel süreklilik, göreneksel süreklilik.

Continuity suite : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzlence yayın bölümü. İzlence işliği ile sunucu işliğinden oluşan bölüm.

Discontinuity and continuity : Sıçrama ve süreklilik. Toplumun birbirine karşıt, ama birbiriyle bağlantılı temel özellikleri, bk. sıçrama, süreklilik.

 

Axiom of continuity : Süreklilik beliti.

Continuity property : Süreklilik özelliği.

Continuity writer : Metin yazarı. Oyunluğun herhangi bir aşamasını hazırlayan kimse. Oyunluk yazarı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Senaryocu. Senaryo yazarı.

İngilizce Continuity Türkçe anlamı, Continuity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Continuity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Determinedness : Kararlılık. Kesinlik. Azimlilik. Katılık. Değişmezlik.

Coherence : Tutunum. Mantıklılık. Bağdaşım. İltisak. İnsicam. Uyarlılık. Uyum. Vargılarla öncüller arasındaki sıkı tutarlılık ya da kanı ve tutumlar arasındaki uyarlı birlik. Yapışma.

Continuous : Süregelen. Mütemadi. Zincirleme. Sürekli. Kesiksiz. Devamlı. Devam eden. Fasılasız. Aralıksız. Bir kesinti ya da aralığı olmayan.

Assiduousness : Çalışkanlık. Dikkatlilik. Gayretlilik.

Consecutiveness : Ardışıklık. Arka arkaya gelme durumu. Seri oluşturma niteliği.

Fluidness : Akıcı veya akışkan olma özelliği. Kolayca ve yumuşakça akıcı olma özelliği.

Acculturation : Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Ekinsel yozlaşma. Kültürel uyum. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültür etkileşimleri. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürel etkileşim. Kültürlenme. Kültürleşme.

 

Glibber : Akıcı konuşan. Dilbaz. Üstünkörü. Yarım yamalak. Düşünmeden konuşan. Çevik. Dil döken. Konuşkan. Dilli.

Scenarios : Senaryolar.

Profiling : Profilini çizmek. Fişleme. Belirleme. Ayrıntılı inceleme. Profil çıkarma. Görünüş. Kesitini çıkarmak.

Continuity synonyms : enduringness, age group, permanency, fluidities, film script, permanence, endlessness, fluencies, book, continuities, cohesiveness, ceaselessness, glibness, facileness, glibbest, permanencies, acclimatation, durabilities, aesthetic, script, consistency, age grade, durability, cohesion, everlastingness, continuousness, continuances, fluence, screenplay, glib, adaptive behavior, adjustment in marriage, alienation.

Continuity zıt anlamlı kelimeler, Continuity kelime anlamı

Discontinuity : Fasıla. Kesik olma. Devamsızlık. Özdekte ya da bir işlevde sürekli olmama özelliği. Süreksizlik. Sıçrama. Kesiklilik. Ara. İnkıta. Gelişme sürecinin ve değişmelerin niteliksel biçimde belirmesi.

Incoherence : Bkz.incoherency. Anlamsızlık. Tutarsızlık. Aralarında sürekli bir evre bağlılığı sağlanamayan dönemsel değişimlerin niteliği. İpe sapa gelmeme. Dikişsiz konuşma. Evreuyumsuzluk. Evre-dışılık. Anlaşılmazlık. Bağdaşmazlık.

Discontinuous : Kesik. Aralıklı. Ayrı. Devamsız. Kesintili. Fasılalı. Süreksiz. Kesikli.

Continuity ingilizce tanımı, definition of Continuity

Continuity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the continuity of fibers. Cohesion. Uninterrupted connection or succession. The state of being continuous. Close union of parts.