Discontinuity türkçesi Discontinuity nedir

  • Ara.
  • Kesiklik.
  • Sıçrama.
  • Kesik olma.
  • Devamsızlık.
  • Gelişme sürecinin ve değişmelerin niteliksel biçimde belirmesi.
  • İnkıta.
  • Fasıla.
  • Kesiklilik.
  • Özdekte ya da bir işlevde sürekli olmama özelliği.
  • Bk. süreksizlik.
  • Fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Süreksizlik.

Discontinuity ingilizcede ne demek, Discontinuity nerede nasıl kullanılır?

Discontinuity and continuity : Toplumun birbirine karşıt, ama birbiriyle bağlantılı temel özellikleri, bk. sıçrama, süreklilik. Sıçrama ve süreklilik.

Discontinuity theory of learning : Öğrenmenin süreksizliği kuramı.

Edge discontinuity : Ayrıt süreksizliği.

Mohorovicic discontinuity : Kıtaların altında, yerkabuğu ile manto arasındaki geçit yüzeyi. Mohoroviçiç süreksizliği.

Point of discontinuity : Süreksizlik noktası.

Discontinuances : Devam etmeme. Ara. Son verme. Vazgeçme. Duraklama. Devamsızlık. Kesilme. Fasıla. Aralık. İnkıta.

Discontinuing : Devam etmemek. Sona ermek. Kesmek. Durmak. Son vermek. Durdurmak. Ara vermek. Bırakmak.

Discontinue : Durmak. Vazgeçmek. Sona ermek. Durdurmak. Devam etmemek. Ara vermek. Kesmek. Bırakmak. Bitmek. Son vermek.

Surface of discontinuity : Kesiklilik yüzeyi. Yerin içinde, fiziksel özeliikleri başka başka olan iki katman arasındaki sınır düzlemi. (deprem ışınlarının niteliği bu düzlemde birdenbire değişir.).

 

Discontinuities : Kesiklik. Ara. Devamsızlık.

İngilizce Discontinuity Türkçe anlamı, Discontinuity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discontinuity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chasm : Toprakta veya kayalarda oluşmuş derin ve geniş çatlaklar. Duygusal farklılık. Yarılarak açılmış yer. Gedik. Yarık (derin). Uçurum. Büyük ayrılık. Yarık. Boşluk.

Break : Şans. Çözmek. Kırık. Sona ermek. Dalmak. Yarmak. Açıklık. Kontrol etmek. Yenmek.

Interim : Muvakkat. Muvakkat rapor. Boşluk. Geçici. Geçici şey. Muvakkat bilanço. Aralık.

Absence : Gıyap. Bulunmama (bulunması gerekirken yerde). İşçilerin işe gelememesi. İşe gelmeme. Yitiklik. Kaybolma. Bulunmama. Bulunmayış. Uzakta olma.

Gambols : Zıplamak. Sıçramak. Hoplamak. Sıçrayış. Zıplama. Sıçrayarak oynama. Sıçrayıp oynamak. Oyun oynama.

Fugacity : Uçuculuk. Bir özdeğin, içinde bulunduğu evreden kimi kimyasal işlemlerle kaçma ya da elenme eğilimi. Etkin basınç. Kaçarlık. Uçarlık. Fanilik. Özdeciklerarası kuvvetlere göre değişip logaritması kimyasal gerilimi veren, gaz basıncının daha geneli bir ısıldevimbilim niceliği. Erken solma eğilimi. Fügasite. Fugasite.

Hop : Zıplatmak. Üç adım atlamada, gelişme koşusuyla hız alarak tek ayak üzerinde havalanıp ileriye yapılan birinci atılım. Havalanmak. Hoplamak. Uçak yolculuğu. Hizmet vermek. Şerbetçiotu toplamak. Sektirmek. Sıçratmak. Dansçının hafifçe sıçraması.

Capriole : Zıplama. Zıplamak. Sıçramak. Sıçrayış. Atlama.

Truncation : Budama. Kesme (bilişim veya bilgisayar terimi). Kısaltma. Tepesini kesme. Kesinlik. Ucunu kesme. Kesik şey. Kesme.

 

Bounding : Sınırlayıcı. Sınırlayan. Bağlayıcı. Çevreleyen (geometri). Zıplama.

Discontinuity synonyms : hiatus, impermanency, impermanence, stoppages, stoppage, discontinuations, interims, considering, abscission, hysteresis, abscissions, discontinuance, chasms, noncontinuation, comma, hiatuses, interruption, cessation, cutoffs, choppiness, discontinuation, lassitude, gambol, capered, lassitudes, cessations, intermission, disconnectedness, dec, separation, cutoff, deciduousness, caper.

Discontinuity zıt anlamlı kelimeler, Discontinuity kelime anlamı

Continuity : Akıcılık. Teselsül. Süreklilik. Bir düzenin bütünlüğü, öğeleri arasındaki ilişkilerin sonsuz sayıda oluşu, koşullarının değişmesindeki yavaşlık ve bir durumdan başka bir duruma geçişindeki rahatlık. Senaryo. Program metni. Mantıksal bağ. Ayrımlama. Kolay anlaşılan şey.

Union : Sendika. Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bir bağlantı parçası. Federasyon. Birlik. Darülaceze. Dernek. İttifak. Bağlaşma. İl, kent ve köy gibi yerel yönetim birimlerinin, bir ya da birden çok sayıdaki görevlerini daha iyi yerine getirmek amacıyla, yasalar uyarınca kimi kaynak ve örgenlerini birleştirerek oluşturdukları örgüt. birliklerin de, kent yönetimleri gibi, başkanları, genel kurulları ve yönetim kurulları bulunur.

Discontinuity ingilizce tanımı, definition of Discontinuity

Discontinuity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Disunion of parts. Want of continuity or cohesion.