Progressing türkçesi Progressing nedir

Progressing ile ilgili cümleler

English: Ali isn't progressing.
Turkish: Ali gelişmiyor.

English: The work is progressing steadily.
Turkish: İş istikrarlı bir şekilde ilerliyor.

English: His paralysis is progressing, and soon he won't be able to get out of bed.
Turkish: Onun felci ilerliyor ve yakında yataktan çıkamayacak.

English: She is progressing in Chinese.
Turkish: O, Çincede ilerliyor.

English: We're not progressing.
Turkish: Biz ilerlemiyoruz.

Progressing ingilizcede ne demek, Progressing nerede nasıl kullanılır?

Progression : Devamlılık. İleri gitme. Devam. Geçiş. Gelişme. Bir hastalığın daha yaygın ve ağır duruma gelmesi. Progresyon. İlerleme. Dizi.

Progressional : Gelişme ile ilgili. İlerlemeye ait. Büyüme ile ilgili. Gelişimsel. Gelişmeye yönelik. Kalkınma ile ilgili.

Progressionist : İlerici kimse.

Progressions : Devam. İlerleme. Progresyon. Sıra. Gelişme. Geçiş. İleri gitme. Devamlılık. Dizi.

Progressist : İlerici kimse. İlerleyici. Geleneklere bağlanmadan toplumsal gelişme yönünde değişiklikler yapılmasını ileri süren kimse. yurt işlerinin görülmesinde ilerlemeyi hızlandırma yanlısı.

Progressive aging : İlerleyen yaşlanma. İlerleyici yaşlanma.

 

Progressive paralysis : İlerleyici felç.

Progressive method : İlerlemeli yöntem.

Progressive hemorrhagic myelomalacia : Genellikle travmayı takiben oluşan, omuriliğin intramedüller kanalında aşağı veya yukarı yönde ilerleyen kanamalarla ve infartüslerle belirgin patolojik değişim, hematomiyeli. Progresif kanamalı miyelomalasi.

Progressive download source filter : Gelişimsel yükleme kaynak süzgeci. Gelişimsel indirme kaynak süzgeci.

İngilizce Progressing Türkçe anlamı, Progressing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Progressing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encroach : Hakkında tecavüz etmek. Sokulmak. Aşmak. El uzatmak. Kötüye kullanmak. Hakkına tecavüz etmek. Haddini aşmak. (birinin hakkına) tecavüz etmek. Tecavüz etmek.

Blossom out : Çiçek açmak. Serpilmek. Çiçeklenmek. Güzelleşmek.

Crescive : Büyüyen. Yükselen.

Attended : Beraberinde getirmek. Eşlik etmek. Bakmak. Hazır bulunmak. Katılmak. Dikkatini vermek. Dinlemek. Hizmet etmek. Kulak vermek.

Forge : Uydurmak. Yapmak. Demir işlemek. İşlemek. Taklidini yapmak. Biçim vermek. Dövmek. Düzenlemek. Sahtesini yapmak.

Abideth : Tahammül etmek. Oturmak. Kalmak. Sadık kalmak. Kabul etmek. Uymak. Yaşamak. Sineye çekmek. Beklemek.

Better : Yakşırak. Daha iyi bir hale getirmek. Daha iyi bir hale gelmek. Daha iyi şekilde. Daha iyi yapmak. Düzeltmek. Islah etmek. İyisimi. Islah olmak.

Liberal : Hoşgörülü. Cömert. Geniş görüşlü. Hür. Serbest fikirli. Bol. Liberal parti üyesi. Erkinci. Oldukça büyük. Özgür düşünceli.

Get ahead of : Yetişmek. Geçmek (rakibi). Önünde olmak. Geçmek. Aşmak. Üstün olmak. -i geçmek.

 

Progressing synonyms : physical process, reform minded, progressed, evolvers, booms, ameliorating, exaggerate, walkings, blossoming, purification, exaggerating, blossomed, continued, advancing, data processing, growing, develop, advance, attendees, develops, refining, move on, reformist, forges, go on, far forth, carry over, come to the fore, encroaches, boomed, emerging, attends, continueing.

Progressing zıt anlamlı kelimeler, Progressing kelime anlamı

Conservative : Önlemli. Ölçülü. Sade. Gösterişsiz. Dikkatli. Mantıklı. Alçak gönüllü. Mutedil. Muhafazakar. Konservatif.

Nonindustrial : Sanayi dışı. Sınai olmayan. Sanayi harici. Endüstriyel olmayan.

Backward : İsteksiz. Geriye doğru. Yavaş öğrenen. Geçmişe. Geri. Kendinden emin olmayan. Çekingen. Vücudun ortasından geçen çizginin sırt tarafında gösterdiği yön ve sırt yüzeyi. Geç öğrenen.

Progressing antonyms : regressive.