Progressist türkçesi Progressist nedir
- İlerleyici.
- İlerici kimse.
- Geleneklere bağlanmadan toplumsal gelişme yönünde değişiklikler yapılmasını ileri süren kimse. yurt işlerinin görülmesinde ilerlemeyi hızlandırma yanlısı.
- Eğitim alanında kullanılır.
Progressist ingilizcede ne demek, Progressist nerede nasıl kullanılır?
Progressing : Devam etmek. Yürüyen. İleri gitmek. Kalkınmak. Gelişmek. Gelişen. İlerlemek. Devam eden.
Progression : Sıra. Bir hastalığın daha yaygın ve ağır duruma gelmesi. Gelişme. İleri gitme. Devam. Dizi. Geçiş. Devamlılık. İlerleme.
Progressional : Kalkınma ile ilgili. Gelişme ile ilgili. İlerlemeye ait. Gelişmeye yönelik. Büyüme ile ilgili. Gelişimsel.
Progressionist : İlerici kimse.
Progressions : Gelişme. Geçiş. Dizi. Sıra. Devamlılık. İleri gitme. Devam. Progresyon. İlerleme.
Progressive : İlerici. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlerlemiş. Devamlılık belirten. İyiye giden. Gelişen. Aşama yapan. Bir yaşından büyük şarole ırkı sığırlarda vücut kaslarında eş güdüm bozukluğu, baş bölgesinde titreme, saldırgan davranışlar ve ayağa kalkamamayla belirgin kronik seyirli kalıtsal hastalık, şarole sığırlarında ilerleyici ataksi, progresif ataksi. Progresif ataksi. İleri giden.
Progressive aging : İlerleyen yaşlanma. İlerleyici yaşlanma.
Progressive myelinopathy : İlerleyici omurilik miyelinopatisi. Muray-grey ırkı sığırlarında; klinik olarak eş güdüm bozukluğu, mikroskobik olarak da beyin ve omurilikte bakışımlı miyelin yetersizliği, beyin, beyincik ve omurilikteki sinir hücrelerinde dejenerasyonla belirgin kalıtsal hastalık.
Progressive paralysis : İlerleyici felç.
Progressive download source filter : Gelişimsel indirme kaynak süzgeci. Gelişimsel yükleme kaynak süzgeci.
İngilizce Progressist Türkçe anlamı, Progressist eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Progressist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Academic year : Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı. Akademik yıl. Ders yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre.
Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.
Industrial : İşleyimsel. Endüstri. Sanayici. Sınai. Sanayisel. Sanayi. Endüstriyel.
Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.
Academy : Akademi. Bilim adamları topluluğu. Yüksekokul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksek okul. Okul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Medrese.
Progressive : Derece derece artan. Kalkınan. Gelişen. İlerici. İyiye giden. Kademeli. Yenilikçi. Gelişimsel. Progresif ataksi.
Advancing : Gelişerek. İlerleyen. İleri gitme. Gelişen.
Forward looking : İleriye bakan. İleriye dönük. İleri görüşlü. İleriyi gören.
Modernised : Modernleştirilmiş. Modernize.
Progressist synonyms : reform minded, progressionist, achievement age, modern, forward moving, innovative, modernized, active school, progressives, abstract reasoning, forward, academic intelligence, achromatopsia, abulia, a priori knowledge, achievement tests, liberal, academic preparation, state of the art, advanced, abnormal child, accustoming, reformist, ability group.
Progressist zıt anlamlı kelimeler, Progressist kelime anlamı
Conservative : Tutucu kimse. Muhafazakar parti üyesi. Koruyucu. Riske girmek istemeyen. Ölçülü. Mantıklı. Korunumlu. İhtiyat. Yalın. Eski kafalı (argo terim).
Nonindustrial : Sınai olmayan. Sanayi dışı. Endüstriyel olmayan. Sanayi harici.
Backward : Geçmişe yönelmiş. Yavaş öğrenen. Geriye doğru yapılan. Kendinden emin olmayan. Vücudun ortasından geçen çizginin sırt tarafında gösterdiği yön ve sırt yüzeyi. Geç kavrayan. Geç. Arka. Geri kalmış. Geri geri.
Progressist antonyms : regressive.
Progressist ingilizce tanımı, definition of Progressist
Progressist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A progressionist. One who makes, or holds to, progress.

Bu kısımda Progressist kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Progressist ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Progressist anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Progressist ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.