Loudspeakers türkçesi Loudspeakers nedir

Loudspeakers ingilizcede ne demek, Loudspeakers nerede nasıl kullanılır?

Active loudspeaker : Aktif hoparlör.

Balanced armature loudspeaker : Dengeli göbekli hoparlör.

Capacitor loudspeaker : Elektrostatik hoparlör. Kondansatörlü hoparlör.

Composite loudspeaker : Bileşik hoparlör.

Crystal loudspeaker : Kristal hoparlör.

Dynamic loudspeaker : Dinamik hoparlör.

Magnetostriction loudspeaker : Manyetostriksiyon hoparlörü.

Electrostatic loudspeaker : Elektrostatik hoparlör.

Electromagnetic loudspeaker : Elektromanyetik hoparlör.

Monitor loudspeaker : Televizyon yayını ya da film gösteriminde ses niteliğini izlemeğe yarayan sesyayar. Denetim sesyayarı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Loudspeakers Türkçe anlamı, Loudspeakers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loudspeakers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Speaker system : Seslendirme sistemi.

Loud hailer : Megafon.

Pa : Yönetmen yardımcısı. Bir filmin yönetiminde, yönetmenin tüm işlerde yardımcılığını üstlenen kimse. tv. bir izlencenin hazırlanmasında ve yayınında yönetmenin tüm işlerde yardımcılığını üstenen kimse. Protaktinyumun simgesi. Baba. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Speaker : Hatip. Sözcü. Spiker. Spiker (radyo veya tv). Parlamento başkanı. Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet. Kolon. Meclis başkanı. Konuşmacı.

 

Speakers : Konuşmacı. Hoparlörler. Sözcü. Meclis başkanı. Spiker. Spikerler. Konuşmacılar.

Amplifier : Bilgisayar, fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Amplifikatör. Elektrik akımı yoluyla sesi uzakta bulunan alıcıya büyüterek ulaştıran aygıt. Yükselteç. Sesbüyütür. Büyütücü alet. Yükseltici. Ayrı bir kaynaktan güç alan ve içinden geçen elektriksel imin gücünü artıran elektronik aygıt. bunun, ses imlerinin gücünü artırıcı çeşidi; ses yükselteci. Bir imlem girdisinin elektriksel gücünü yükselten, genellikle bir ya da bir kaç katlı eksiciksel aygıt.

Woofer : Alçak frekans hoperlörü. Alçak titreşimli hoparlör. Vufer. Alçak frekans hoparlörü. Düşük sıklıklı ses hoparlörü. Alçak frekanslı ses dalgaları üreten büyükhoparlör. Kumaşçı.

Phone : Ses. Çınka etmek. Zeng etmek. Alısünlemek. Telefonla aramak. Basit ses. Sesbirimcik. Telefon. Telefon etmek. Telefon açmak.

Bullhorn : Megafon.

Squawkers : Bağıran kimse. Nara atan kimse. Şikayetçi olan kimse. Şikayetini yüksek sesle dile getiren kimse. Sızlanan kimse. Şikayetçi.

Loudspeakers synonyms : subwoofer, loudspeaker system, squawk box, p.a. system, public address system, p.a., electro acoustic transducer, speaker unit, pa system, intercom speaker, bullhorns, tannoy, loudspeaker, squawker, amplifiers, tweeter.