Speakers türkçesi Speakers nedir
Speakers ile ilgili cümleler
English: Grammatically, it's correct, but native speakers wouldn't say something like that.
Turkish: Gramer olarak doğru ama anadil olarak konuşanlar böyle bir şey söylemezler.
English: "What's wrong?" "The speakers aren't working well."
Turkish: "Ne oldu?" "Hoparlörler iyi çalışmıyor."
English: Are there French speakers in Canada?
Turkish: Kanada'da Fransızca konuşan kimseler var mı?
English: Ali seems to be unwilling to accept advice from native speakers who try to help him with his translations.
Turkish: Ali ona çevirilerinde yardım etmek isteyen yerlilerden nasihat almak için isteksiz görünüyor.
English: "What's happened?" "The speakers aren't working properly."
Turkish: "Ne oldu?" "Hoparlörler düzgün bir biçimde çalışmıyor."
Speakers ingilizcede ne demek, Speakers nerede nasıl kullanılır?
Auxiliary speakers : Harici hoparlörler. Bir ses kartına bağlı olan hoparlörler.
Speakership : Meclis başkanlığı.
Loudspeakers : Hoparlör.
Speaker mode : Hoparlör kipi.
Speaker of the house : Yasama organı lideri. Meclis başkanı. Abd temsilciler meclisi lideri.
Gifted speaker : Uzman hatip. Yetenekli konuşmacı. Kabiliyetli konuşmacı.
Speaker volume : Hoparlör açıklğı. Hoparlör sesi. Hoparlör açıklığı. Hoparlör ses ayarı.
Speaker recognition : Konuşanı tanıma.
Speaker system : Seslendirme sistemi.
Dynamic speaker : Dinamik hoparlör.
İngilizce Speakers Türkçe anlamı, Speakers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Speakers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dialogist : Diyalogçu.
Amplifier : Büyütücü alet. Yükselteç. Ayrı bir kaynaktan güç alan ve içinden geçen elektriksel imin gücünü artıran elektronik aygıt. bunun, ses imlerinin gücünü artırıcı çeşidi; ses yükselteci. Elektrik akımı yoluyla sesi uzakta bulunan alıcıya büyüterek ulaştıran aygıt. Amplifikatör. Bilgisayar, fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aldığı sinyali güçlendiren ve çalgı aletleri için kullanılan tipleri aynı zamanda sinyalin belirli frekanslarını vurgulayabilen, ona tonal karakter ve kirlenim katabilen cihaz. Kuvvetlendirici. Yükseltici. Sesbüyütür.
Newsman : Gazeteci. Televizyon bildirmeni. Gazete sahibi. Haberci. Televizyon için haber derleyen gazeteci. derlediği haberleri televizyonda kendi sunan gazeteci. Gazeteci yazar. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Stutterer : Kekeme.
Mouthpiece : Avukat. Deri gibi kaf. Zıvana. Hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel. Ağızlık. Film kesme ünitesi ağızlığı. Sigara ağızlığı. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer.
Debater : Tartışmacı.
Rapporteur : Raportör.
Loud hailer : Megafon.
Lisper : Peltek konuşan kimse. Peltekçe konuşan. Peltek. S ve z seslerini th olarak telaffuz eden kimse.
Conversationist : Konuşmayı seven kişi. İlgi çekici bir şekilde sohbet eden kişi. İyi konuşan kimse.
Speakers synonyms : motormouth, caller up, phoner, talking head, public speaker, mentioner, verbaliser, alliterator, mumbler, verbalizer, mutterer, voicer, vociferator, schmoozer, presiding officer, whisperer, venter, speaker of the house, spouter, coryphaeus, caller, commentators, drawler, spokesperson, rapporteurs, articulator, prater, speaker, conversationalists, witness, prattler, discoursers, loudspeakers.

Bu kısımda Speakers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Speakers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Speakers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Speakers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.