Speakership türkçesi Speakership nedir

  • Meclis başkanlığı.

Speakership ingilizcede ne demek, Speakership nerede nasıl kullanılır?

Auxiliary speakers : Harici hoparlörler. Bir ses kartına bağlı olan hoparlörler.

Speakers : Sözcü. Meclis başkanı. Hoparlörler. Konuşmacı. Konuşmacılar. Spikerler. Hoparlör. Spiker.

Loudspeakers : Hoparlör.

Speaker mode : Hoparlör kipi.

Speaker of the house : Yasama organı lideri. Abd temsilciler meclisi lideri. Meclis başkanı.

Speaker volume : Hoparlör ses ayarı. Hoparlör açıklğı. Hoparlör açıklığı. Hoparlör sesi.

English speaker : İngilizce konuşan kişi. İngilizce konuşur.

Gifted speaker : Kabiliyetli konuşmacı. Yetenekli konuşmacı. Uzman hatip.

Speaker recognition : Konuşanı tanıma.

Electromagnetic speaker : Elektromanyetik hoparlör.

İngilizce Speakership Türkçe anlamı, Speakership eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Speakership ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Position : Makam. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Durmak (bir yerde). Yerleştirmek. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Konum. Hal. Yer. Oyuncuların alanda yer alış durumu.

 

Spot : Benek yapmak. Değerlendirmek. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Televizyonda çok kısa süreli sözlü ve görüntülü tanıtı. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir. Yerine koymak. Benek benek olmak. Nokta yapmak. Yerini saptamak. Fark etmek.

Berth : Rıhtıma bağlamak. Görev. Rıhtıma yanaşmak. Palamarla bağlamak. Gemici ranzası. Yatak. Yatak yer vermek. Limana girmek. Yatacak yer bulmak. Açıklık.

Office : Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Bakanlık. Dini tören. Ajans. Ticarethane. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Hizmet. Kalem. Büro. Görev.

Situation : Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Memuriyet. Halet. Yağday. Görev. Ekmek kapısı. İş. Vazife. Yer. Şartlar.

Place : Oturtmak. Yer. Mahal. Anımsamak. Hane. Sorumluluk. İş. Yerleşim yeri. Statü. Vermek (para).

Billet : Vazife. Konaklatmak (askeri terim). Kışla. Not. Baraka. Çelik çubuk. Konaklatmak. Kütük. Pusula. Ödev.

Post : Direk. Bilgi vermek. İlan yapıştırmak. Sonra. Posta. Posta ile göndermek. Sonraki. Sonrası. Vazifelendirmek. Bildirmek.

Speakership ingilizce tanımı, definition of Speakership

Speakership kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the speakership of the House of Representatives. The office of speaker.