Hoparlör nedir, Hoparlör ne demek
Hoparlör; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet

- Radyo, pikap, teyp vb. araçlarda sesi işitilebilecek duruma getiren alet.
"Hoparlör" ile ilgili cümle
- "Hemen hemen bütün Batı ülkelerini gezdim. Hiçbir yerde hoparlör sesi duymadım." - F. R. Atay
- "Bu caminin hoparlör düzeni ve halıları için elektrik süpürgesi bile var." - F. Otyam
Gitar terimi olarak anlamı:
Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet.
İngilizce'de Hoparlör ne demek? Hoparlör ingilizcesi nedir?:
speaker
Fransızca'da Hoparlör ne demek?:
haut-parleur
Hoparlör hakkında bilgiler
Hoparlör, elektrik akımı değişimlerini ses titreşimlerine çeviren alettir.
1920 yıllarında elektrikli ses dalgalarının kaydedilip yayınlanmasına imkân sağlayan buluşlar ortaya çıktı. Bu buluşların neticesinde ilk hoparlör 1924-1925 yıllarında yapılmıştır. Chester W. Rice ve Edward W. Kellogg tarafından yapılmış olan çalışmalar hoparlörü geliştirdi. Bu iki bilim adamının ortaya çıkardığı sistem, günümüzde önemli değişikliğe uğramamıştır.
Çalışma şekillerine göre elektrodinamik, magnetostatik, elektrostatik ve elektromanyetik hoparlör olmak üzere dört tip hoparlör vardır. Hareketli bobinli hoparlörler, daire veya elips biçiminde bir diyaframdan meydana gelir. Diyafram ortası ve kenarları boyunca dizilen yaylarla metal bir çerçeveye asılıdır. Diyaframın ortasında sıkıca tutturulmuş silindir şeklinde bir çekirdek ve üstüne sarılı bir ses bobini bulunur. Bobin ve çekirdek bir mıknatısın kutupları arasına yerleştirilmiştir. Önceleri, bir yükselticiden alınan doğru akımla çalışan elektromıknatıslar kullanılıyordu, günümüzde yumuşak demirden kalıcı mıknatıslar veya seramik maddeler kullanılmaktadır.
Hoparlör sözcüğünün Türkçedeki hali Fransızca Haut-parleurun okunuşudur, Fransızca "yüksek-konuşan/ses yapan" anlamına gelmektedir. İngilizce karşılığı olan Loudspeaker ve Almanca Lautsprecher da aynı anlama gelmektedir. Sözcüğün İspanyolcası Altavoz "yüksek ses" anlamına gelir.
Hoparlör ile ilgili Cümleler
- Biz hoparlörlü telefonda mıyız?
- Hoparlöre yakın dinledi.
- Hoparlöre al.
- "Ne oldu?" "Hoparlörler iyi çalışmıyor."
- "Ne oldu?" "Hoparlörler düzgün bir biçimde çalışmıyor."
- Ali hoparlörü açtı.
- Ali hoparlörde bir butona bastı.
Hoparlör anlamı, kısaca tanımı:
Elektrik : Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.
Dalga : Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu. Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Saçların kıvrım genişliği. Gizli iş, dalavere. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Dalgınlık. Geçici aşk ilişkisi. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi.
Alet : Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri. Maşa. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç.
Hopa : Artvin iline bağlı ilçelerden biri.
Hoparlörsüz : Hoparlörü olmayan.
Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.
Radyo : Bu istasyonun yayınlarını alan araç. Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş.
Pikap : Küçük kamyon, kamyonet. Elektrikle veya pille çalışan, plak dinlemekte kullanılan araç.
Teyp : Manyetik bir bant üzerine sesleri kaydeden ve okuyan aygıt.
Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Taşıt. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Akım : Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Akma işi. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
Hoparlörlü : Hoparlörü olan. İlgili cümle: "Hoparlörlü kamyonun etrafındaki köylülerden birkaçı, sesin geldiği tarafa kulak kabarttılar." H. Taner.
Diğer dillerde Hoparlör anlamı nedir?
İngilizce'de Hoparlör ne demek? : [hopârlör] n. loudspeaker, speaker, amplifier
Fransızca'da Hoparlör : haut-parleur (haut-parleurs) [le]
Almanca'da Hoparlör : n. Lautsprecher
Rusça'da Hoparlör : n. громкоговоритель (M), репродуктор (M), динамик (M)

Bu kısımda Hoparlör nedir? Hoparlör ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hoparlör tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hoparlör hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.