Luxuriates türkçesi Luxuriates nedir

  • Lüks içinde yaşamak.
  • Lüks yaşamak.
  • Bol yetişmek.
  • İyi gelişmek.
  • Bolluk içinde yaşamak.
  • İyi yetişmek.

Luxuriates ingilizcede ne demek, Luxuriates nerede nasıl kullanılır?

Luxuriate : İyi gelişmek. İyi yetişmek. Bol yetişmek. Lüks içinde yaşamak. Bolluk içinde yaşamak. Lüks yaşamak.

Luxuriated : Bolluk içinde yaşamak. Lüks içinde yaşamak. Lüks yaşamak. İyi yetişmek. Bol yetişmek. İyi gelişmek.

Luxuriating : İyi gelişmek. Lüks içinde yaşamak. İyi yetişmek. Bolluk içinde yaşamak. Bol yetişmek. Lüks yaşamak.

Luxuriance : Bolluk. Bereketlilik. Gürlük.

Luxuriancy : Bolluk. Bereketlilik.

Luxurious : Rahatlık. Çok rahat. Şatafatlı. Konforlu. İhtiyaç fazlası seçenekleri ve pahalı olan. Lüks. Şaşaalı. Rahat. Gösterişli.

Callus luxurians : Taşkın kallus. Kırık yerinde çok miktarda kallus dokusu oluşması, kallus eksuberant, kallus luksirians. Kallus luksurians.

Luxuries : Zevk. Lüks mallar. Şatafat. Lüks.

Luxuriousness : Konfor. Lükslük.

Luxuriant : Süslü. Bereketli. Gür. Luksuryant. Çok süslü. Bol. Gür (yeşillik veya saç).

İngilizce Luxuriates Türkçe anlamı, Luxuriates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Luxuriates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Squander : Saçıp savurmak. Altından girip üstünden çıkmak. Boşa harcamak. Çarçur etmek. Hesapsızca tüketmek. Çar çur etmek. Boş yere harcamak. Har vurup harman savurmak. Dibine darı ekmek. İsraf etmek.

 

Use up : Dibine darı ekmek. Bitirmek. Dibini bulmak. Harcamak. Yoğaltmak. Tüketmek. Kullanıp bitirmek.

Wipe out : Silmek. Temizlemek. Yok etmek. İflas etmek. Silip temizlemek. Silip yok etmek. Sörf yapanların karşılaştıkları kaza. Ödemek. Ovarak çıkarmak. Çıkarmak.

Run through : Çabucak gözden geçirmek. Çizgi çekmek. İsraf etmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Soğuk sınama. Tekrarlamak. Gözden geçirmek. Saplamak. Göz gezdirmek. Delik açmak.

Eat : İçmek (çorba). Çürütmek. Yemek yemek. Yemek. Zıkkımlanmak. Kemirmek. Aşındırmak. Bitirmek. Buyurmak. Tüketmek.

Lead the life of riley : Bir eli yağda bir eli balda olmak.

Waste : Zayıflatmak. Sıkıcı. Kıraç. Savurganlık. Boşa harcanan. İsraf etmek. Çorak. Boşa geçirmek. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller. Güçten düşmek.

Live high on the hog : Har vurup harman savurmak. Bir eli yağda bir eli balda olmak. Çok zengin olmak. Çok rahat bir yaşam sürmek. Şatafatlı bir hayat sürmek. Para içinde yüzmek.

Deplete : Dökmek. Bitirmek. Tüketmek. Azaltmak. Boşaltmak. Kurutmak. Yoksun hale getirmek. Tükenmek (bitmek vb).

Luxuriates synonyms : indulge, luxuriate, thrives, wanton, consume, surfeit, luxuriating, luxuriated, exhaust, thrive, eat up, live in luxury, ride the gravy train, ware.