Lymph türkçesi Lymph nedir
- [#lenf Lenfa]tik damarlar içinde akan renksiz sıvı.
- Lenfa.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Akkan.
- Lenf.
- Yapısal olarak kana benzeyen, kandan farklı olarak eritrosit içermeyen, plazmasının protein miktarı kan plazmasındaki protein miktarından çok daha az olan, kanın kapillar damarlarla filtre edilmesi sırasında oluşan bir madde, lenf, lenfa.
- Lenf damarlarında dolaşan renksiz bir sıvı olup kan plazması ile lenfositlerden oluşur. lenf.
- Ak kan.
- Lenf bezi.
Lymph ile ilgili cümleler
English: Swollen lymph nodes are usually found near the site of an infection, tumour, or inflammation.
Turkish: Şişmiş lenf düğümleri genellikle enfeksiyon, tümör ya da iltihap barındıran bölgelerin civarında olur.
Lymph ingilizcede ne demek, Lymph nerede nasıl kullanılır?
Lymph capillary : İçinde sadece lenfin sıvı kısmının bulunduğu, hücrelerin olmadığı ince lenf damarları. Lenf kapilerleri. Lenf kapilleri.
Lymph node : Lenf nodülü. Lenf damarları boyunca bulunan ve lenfosit meydana getiren bir kapsülle çevrili küçük doku kümeleri. Akkan düğümü. Lenf nodulu. Lenf guddesi. Ak kan düğümü. Lenf bezesi. Lenf düğümü. Lenf boğumu.
Lymph node inflammation : Lenf yumrusu yangısı. Lenf yumrularından bir veya birkaçının yangısı, lenfadenitis. lenf yumruları organ ve dokularda süzgeç vazifesi gördüğünden, reaktif olaylar sıklıkla biçimlenir.
Lymph system : Lenf sistemi. Omurgalılarda vücuda yayılmış, kan dolaşım sisteminin uçlarına bağlı ince kılcal ağ, lenf sistemi. Ak kan sistemi.
Lymph varix : Lenf varisi. Lenf damarlarının tıkanması veya genişlemesi nedeniyle bir lenf yumrusunun yumuşak ve loplu bir tarzdaki şişkinliği.
Afferent lymph vessel : Getirici lenf damarı. Lenf yumrusuna lenf sıvısı getiren damar, afferent lefatik damar.
Lymphadenoma : Lenfadenom.
Epithelial inclusions in lymph nodes : Bez dokuya ait hücre gruplarının, kanal veya epitel hücrelerinden oluşan kümelerin lenf yumrularında bulunmasıyla belirgin doku yapılış bozukluğu. Lenf yumrularında epiteliyal inklüzyonlar.
Lymphadenitis : Lenf yumrusu yangısı. Lenf bezi iltihabı. Lenfadenitis. Ak kan bezesi. Lenfadenit.
Lymphadonose : Lenfadenoz. Lenfosarkomatozis.
İngilizce Lymph Türkçe anlamı, Lymph eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lymph ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ganglion : Boğum. Gangliyon. Yoğun sinir hücreleri yığını (anatomi terimi). Ganglion. Sinir düğümü. Şişkinlik. Merkezi sinir sistemi dışında bulunan, sinir hücrelerinin gövdelerinden oluşan düğüm, gangliyon. Merkezi sinir sistemi dışında yerleşen sinir hücresi gövdeleri topluluğuna verilen genel ad. düğüm veya düğüm benzeri bir kitle.
Lymphatic : Uyuşuk. Lenfli. Limfatik. Gamsız. Lenfatik. Lenfe ait. Kaygısız. Bankroftiyan ve brugiyan filaryazis için kullanılan ortak bir terim.
Chyle : Keylüs. Kilüs. Kilus. Besinlerin sindirimi sırasında bağırsaklara dökülen, süt görünümlü yağ ve lenften oluşan, beyaz bir vücut sıvısı. bulanık, süt benzeri ve sindirim sırasında oluşan sıvıya benzeyen. Keylus. Bağırsaklardan gelen yağlı akkan. Şil. Sindirim sırasında ince bağırsağın lenf damarlarının içinde görülen ve yağ granülleri kapsayan, beyaz, vizkoz lenf sıvısı.
Cardiovascular system : Kalp ve dolaşım sistemi. Kanın pompalanıp tüm vücutta dolaşımını sağlayan, kalp ve kan damarların oluşturduğu yapı. Kardiyovasküler sistem. Kalp-damar sistemi. Açık dolaşım sistemi. Kardiyo vasküler sistem.
Body fluid : Gövde sıvısı. Öz su. Dokularda, hücrelerin dışında bulunan sıvı. Suyuk. Vücut sıvısı. Biyolojik dokulardan, su eklenerek veya eklenmeksizin, sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım. özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan, parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış, renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları.
Adenoid : Bezel. Geniz eti. Bezelerle ilgili. Nazofarinksde bulunan lenfoit bez. beze benzeyen. Salgı yapan organ, bez. Lenf bezleriyle ilgili. Boğaz bölgesindeki bademcikler. boğaz bademciklerine ait olan. beze benzeyen veya onu andıran. Adenoid-bazal hücreli karsinom.
Lymph node : Lenf bezesi. Lenf boğumu. Lenf guddesi. Lenf nodulu. Ak kan düğümü. Lenf nodülü. Lenf damarları boyunca bulunan ve lenfosit meydana getiren bir kapsülle çevrili küçük doku kümeleri. Lenf düğümü.
Humour : Ayak uydurmak. Hoşuna gitmek. Huy. Eğlendirmek. Komiklik. Kaprisine boyun eğmek. Mizaç. Huyuna suyuna gitmek. Mizah. Alttan almak.
Humor : Huyuna suyuna gitmek. Mizaç. Bkz.humour. Kaprisine boyun eğmek. Güldürü. Ayak uydurmak. Hoşuna gitmek. Neşe. Eğlendirmek. Herhangi bir vücut sıvısı. bir bez, organ veya dokuyu uyarmak için kan yoluyla iletilen etkin madde. eski düşünürlerin, canlı vücudunda olduğu varsaydıkları kan, muhat, sümüksü madde ve safra vb. maddelerden her biri, şişkinlik, hılt.
Lymph synonyms : liquid body substance, bodily fluid, lymphs, circulatory system, lymphatic gland.
Lymph ingilizce tanımı, definition of Lymph
Lymph kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A spring of water. A fluid containing certain products resulting from the growth of specific microörganisms upon some culture medium, and supposed to be possessed of curative properties. Hence, water, or a pure, transparent liquid like water.

Bu kısımda Lymph kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lymph ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lymph anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lymph ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.