Macroscopy türkçesi Macroscopy nedir

  • Makroskopi.
  • Herhangi bir şeyin araca gerek olmaksızın gözle muayenesi, çıplak gözle muayene.

Macroscopy ingilizcede ne demek, Macroscopy nerede nasıl kullanılır?

Macroscopic : Gözle görülebilir. Özdeciksel çapta değil, göze görünür çapta olan. Kaba dağlamaya ilişkin. Makroskobik. Makroskopik. Duyu organlarımızla doğrudan algılanabilir boyutta olan. Gözle görülebilen. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çıplak gözle görülebilen. İri ölçekli.

Macroscopic anatomy : Makroskopik anatomi.

Macroscopic etching test : Makroskopik dağlama deneyi.

Macroscopic state : Genil durum. Özdeği oluşturan temeı parçacıkların toplu davranışlarını gösteren izlev.

Macroscopical : Mikroskop olmadan görülebilecek kadar büyük. Kaba dağlamaya ilişkin. Mikroskop kullanmadan çıplak gözle görülebilen. Çıplak gözle görülebilecek kadar belirgin. Çıplak gözle görülebilir. Makroskobik.

Macroscopical examination : Makroskobik inceleme. Nekropsi veya biyopsi sonucu elde edilen organ ve doku örneklerindeki morfolojik değişikliklerin çıplak gözle incelenmesi, anatomo-patolojik inceleme.

Macroscelidea : Fil faresi veya firavun faresi diye anılan böcek yiyen memeli türlerini içeren biyolojik sınıf (bazen macroscelidae olarak ta adlandırılan).

 

Macroscopically : Gözle görülerek.

All macros : Tüm makrolar.

Autoexec macros : Otomatikçalış makroları.

İngilizce Macroscopy Türkçe anlamı, Macroscopy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Macroscopy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Camera lucida : Aydınlık oda. Kopyalabilmesi için düz bir yüzey üzerine prizma veya aynalar kullanılarak yansıtılması için kullanılan cihaz.

Research : İnceleme yapmak. Araştırma yapmak. Eğitim, madencilik alanlarında kullanılır. Belli yöntem ve yordamlara başvurarak, bir tasarı uyarınca bilimsel bilgi üretme işlemi, bk. bilgi. Araştırma. İncelemek. Etüt. Arama. Arama çalışmaları. İnceleme.

Magnifier : Büyütücü. Büyüteç.

Angioscope : Anjiyoskop. Kan damarlarını, özellikle kılcal damarları incelemede kullanılan endoskop, modifiye edilmiş bir mikroskop.

Electron microscope : Hücrelerin ince yapısının incelenmesinde kullanılan, ışık yerine, vakum içinde yönlendirilen elektron demetinin elektromanyetik bir alandan geçerek incelenen yapının çok fazla büyütülmüş olarak görülmesini sağlayan araç. Elektron gözetleci. Canlı yapıların, özellikle hücrelerin ince yapısının incelenmesinde kullanılan, ısıtılan bir metal parçasından çıkan ve vakum içinde yönlendirilen elektronların bir elektromanyetik alandan geçerek incelenen yapının çok fazla büyütülmüş olarak görülmesini sağlayan araç. Elektronlu mikroskop. Çınca mikroskobu. Elektron mikroskop. Biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlı yapıların özellikle hücrelerin ince yapılarının incelenmesinde kullanılan, ısıtılan bir metal parçasından çıkan ve vakum içinde yönlendirilen elektronların bir elektromanyetik alandan geçerek incelenen yapının çok fazla büyütülmüş olarak görülmesini sağlayan mikroskop. Eksicikli minigöreç. Eksicik minigözleri.

 

Fluorescence microscopy : Işığı geçirme veya yansıtma yerine ışık yayma özelliğine sahip örneklerin akridin oranj, kongo kırmızısı ve fluoresein gibi fluokrom boyalarla boyanarak mikroskop için hazırlanması. Flüorışıma mikroskopisi. Işığı geçirme ya da yansıtma yerine ışık yayma özelliğine sahip örneklerin mikroskop için hazırlanması. bu maksatla dokular akridin oranj, kongo kırmızısı, fluoresein gibi fluokrom boyalarla boyanır. Belli floresan maddelerin uygun dalga boyundaki ışık altında doku kesitlerinin görülebilirliğini sağlayan mikroskop. floresan maddelerin karanlık bir zemin üzerinde parlak ışıklar yaydığı ve insan gözünün görme sınırı altındaki dalga boylu ışınların kullanıldığı mikroskob türüdür. biyolojik örnekler önceden elde edilmiş özgül antikorlarla boyanarak istenilen yapı görüntülenir. Floresan mikroskobisi. Floresan mikroskobu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Flüoresan mikroskopi.

Macroscopy synonyms : dark field illumination, light microscope, electron microscopy, dark ground illumination.

Macroscopy zıt anlamlı kelimeler, Macroscopy kelime anlamı

Small : Sıradan. Ufak tefek. Fakir. Ufak ufak. Ufacık. Küçük. Mütevazı. Basit. Zayıf. Küçücük.

Little : Hemen hemen hiç. Ufak şey. Değersiz. Ufak. Az miktarda. Kısa. Birazcık. Be.az miktarda. Az miktar. Azıcık.

Invisible : Gözle görülmeyen. Gözle seçilemez. Görünmez. Görülmez. Çabuk kestirilemez. Gizli. Resmi hesaplarda gözükmeyen. Gözle görülemeyen. Görünmeyen.