Mage türkçesi Mage nedir

Mage ile ilgili cümleler

English: What did Ferdinand Magellan do?
Turkish: Ferdinand Macellan neyi başardı?

English: Have you ever gone through the Straits of Magellan?
Turkish: Sen hiç Macellan Boğazından geçtin mi?

English: My pants are magenta.
Turkish: Pantolonum morumsu kırmızı.

English: A great many houses were damaged in the earthquake.
Turkish: Çok sayıda ev depremde zarar gördü.

English: Alcohol damages the liver.
Turkish: Alkol karaciğere zarar verir.

Mage ingilizcede ne demek, Mage nerede nasıl kullanılır?

Magellan : Macellan.

Magenta : Mora çalan kırmızı. Kızılımsı mor. Galibarda. Morumsu. Morumsu kırmızı renk. Mor pembe. Mor. Macenta.

Magentas : Macenta. Galibarda. Mora çalan kırmızı. Mor pembe. Mor. Magenta. Morumsu kırmızı renk. Kızılımsı mor.

Mages : Büyücü. Sihirbaz.

Dark cyan and magenta : Koyu camgöbeği ve eflatun.

Acceptable damage : Kabul edilebilir hasar. Kabul edilir dokunca. Kabul edilir zarar. Vergi yöntemi yasasına göre yükümlülerin içgüdüleri ve istekleri ile meydana gelmeyen ve yükümlüce önlenemeyen olaylar nedeni ile geliri doğuran ve tüm varlığında ortaya çıkan azalmalar.

Additive method of image separation : Görüntü ayrımı için katmalı işlem. Görüntü ayrımı kalmalı işlem.

 

Aerial image photography : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yansıtılmış görüntü saptama. Yansıtılmış görüntü göstericisinin verdiği görüntüyü filme aktarma yöntemi. (bu yöntemle yazılar, maketler, başka filmler ve özellikle canlandırma sinemasındaki saydam yapraklar, yansıtılmış görüntüyle birleştirilerek doğrudan doğruya filme alınır).

Actual damage : Gerçek zarar. Fiili hasar. Gerçekte meydana gelmiş olan hasar (genelde görünenden çok daha fazla). Maddi zarar.

Action for damages : Tazminat davası.

İngilizce Mage Türkçe anlamı, Mage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diviner : Falcı. Kahin. Su yatağını çubukla bulan kimse.

Necromancers : Ruh çağıran falcı. Ruh çağıran.

Do : Uymak. Parti. Yetmek. Etmek. Meydana getirmek. Neden olmak. Büyük toplantı. İlgilenmek. Yapmak. Temizlemek.

Conjurers : Gözbağcı. Hokkabaz. Afsuncu.

Conjuror : Afsuncu. Bkz.conjurer. Hokkabaz.

Necromancer : Ruh çağıran falcı. Ruh çağıran.

Charmers : Baştan çıkartıcı. Kadınları kolaylıkla tavlayan tatlı dilli adam. Büyüleyici kimse. Yılan oynatıcı.

Alter : Değişiklik geçirmek. Başkalaştırmak. Değiştirmek. Evirmek. Kısırlaştırmak. Değişiklik yapmak. Değişmek. Başkalaşmak. Değişim geçirmek.

Magician : Gözbağcı. Büyü yapan kişi. el çabukluğu ve gözbağcılık ile numaralar gösteren sanatçı. Hokkabaz. Büyücülükteki davranış ve uygulamalarla gücünü topluma kabul ettirmiş, böylece büyücülüğü kendine uğraş ve geçim yolu edinmiş olan kimse. bk. büyü.

 

Mage synonyms : enchanter, render, charmer, leave, illusionist, conjurors, mages, necromantic, enchanters, nigromancien, magicians, let, modify, get, exaggerate, have, maslician, conjure man, illusionists, conjurer, overdo, change, archimage.

Mage zıt anlamlı kelimeler, Mage kelime anlamı

Disassemble : Parçaları birbirinden ayırmak. Demonte etmek. Ayırmak. Kaldırmak. Paraçalara ayırmak. Parçalarına ayırmak. Parçalara ayırmak. Sökmek.

Old : İhtiyar. Pişkin. Eski zamanlar. Deneyimli. Köhne. Eskimiş. Yaşlı. İhtiyarlamak. Büyük. Önceki.

Young : Döl. Gençler. Küçük. Taze. Yeni. Genç. Yavru. Hayvan yavrusu. (hayvan) yavru. Gençlik.

Mage antonyms : youngness, mature, oldness, immature.

Mage ingilizce tanımı, definition of Mage

Mage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A magician.