Maka nedir, Maka ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Büyük hayvanların aşık kemiği.

Hayvanlara nazar değmemesi için takılan büyük, mavi boncuk.

Kurbağa.

Maka ile ilgili Cümleler

  • Makaleyi yeniden oku.
  • Burak Tuğba'nın yasa dışı işlerini ortaya çıkarmak için uzun bir makale yazmaya karar verdi.
  • “Akşam serinliğinde fıstıki makamla Sarıyer'in yolunu tuttum.”
  • Makasa ihtiyacım var.
  • “Yukarı katta ihtiyar imamla yatalak hasta karısının aşağıdan tamamıyla işitilen kavgalarına dair hikâyelerinin makarasını çözerdi.”
  • Makarna pişirmek kolay.
  • Makale için teşekkür ederim.
  • Neden makas tutuyorsun?
  • Makamına geri dön.
  • Bu makaleyi çevirdikten sonra onu bana gönder.
  • Onların işi makaleleri düzeltmek.
  • Makale Rusça yazıldı.
  • Bu makaleyi okumaktan zevk aldım.
  • Gazete makalesi Tom'un ne kadar hızlı gidiyor olduğunu söyledi mi?
  • Tom'un annesi Mustafa ve Mary hakkındaki gazete makalelerini topluyor.
  • “Dersin ciddiliğine bakmadan koyuverdik makaraları.”
  • “Geçen gün, şaka maka derken az daha kavga ediyorduk bu yüzden.”

Maka ile ilgili Atasözü veya Deyim

(bir şeyin) makarasını çözmek : ayrıntılarıyla sayıp dökmek.

(birini) makaraya almak (veya sarmak) : bir kimseyle alay etmek.

fıstıki makamla : ağır ağır, yavaş yavaş.

herkes davul çalar ama çomağı makama uyduramaz : “herkes iş yapar ama o işin gerektirdiği ustalığı gösteremez” anlamında kullanılan bir söz.

 

makara çekmek : ötücü kuşlar sürekli ötmek.

makara gibi : aralıksız (konuşma).

makaraları koyuvermek (veya zapt edememek veya salıvermek) : kendini tutamayarak kahkahayla gülmeye başlamak.

makas değiştirmek : tren yönünü değiştirmek Mecaz anlamı tuttuğu yol ve yöntemden vazgeçip başka bir yöne yönelmek.

makas vurmak : makasla kesmek.

şaka maka derken : “işi ciddiye almadık ama” anlamında kullanılan bir söz.

Maka tanımı, anlamı

Alıcı makara : Alıcı, gösterici, basım aygıtı ve benzerleri aygıtlarda, filmin pencere önünden geçtikten sonra sarıldığı makara

Ana makara : Sahnede askı halatlarının toplandığı ana makara.

Arayış makası : Bir bakırcı aleti.

Arslan kuyruklu makak : Maymunlar (Primates) takımının, Eski Dünya maymunugiller (Cercopithecidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, kara renkli, yüzünün çevresinde uzun soluk kül rengi kıllar bulunan, kuyruğunun ucu püsküllü, Hindistan'da yaşayan bir tür.

Aslan kuyruklu makak : (Macaca silenus), Maymunlar (Primates) takımının uzun-kuyruklu-maymungiller (Cercopithecidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 60, kuyruğu 30 cm. Kara renkli olup yüzünün çevresinde uzun soluk külrengi kıllar vardır. Kuyruğunun ucu püslüllüdür. Hindistanda yaşar.

Bağırsak makası : Bağırsak iç çapının açılması için, bir kolu kısa ve ucu sivri, diğer kolu uzunca, ucu küt veya düğme biçiminde olan makas. Küt uç bağırsak boşluğuna sokularak bağırsak duvarı uzunlamasına kesilir, enterotom.

Bakır makası : Bakır kesmekte kullanılan makas. (Güdül Ankara).

 

Basaçlı makara : Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi araçlarda filmin üzerine basınç yaparak yürüten ve çeşitli yerlere konan makaralar.

Boru bükme makarası : Boru mengenesinin oturağına bağlı olan ve boru bükmekte kullanılan makara.

Cerrahi makas : Dokuları ameliyat sırasında kesmeye yarayan aygıt. İki ucu küt, iki ucu sivri, bir ucu küt ve sivri gibi tipleri vardır.

Cimcik makanne : Ev makarnası, erişte.

Çatı makası : Çatı altına konan kirişler. (Mimarlık) Makaslardan meydana gelen çatı. a. bk. makas, altgergi, üsbaşlık, dikme, baba, çatı aşığı.

Çin makakı : Maymunlar (Primates) takımının, Eski Dünya maymunugiller (Cercopithecidae) familyasından, kısa kuyruklu, Çin'de yaşayan bir tür. (Macaca tcheliensis), Maymunlar (Primates) takımının uzun-kuyruklu-maymungiller (Cercopithecidae) familyasından bir memeli türü. Kuyruğu o kadar uzun değildir. Çinde yaşar.

Dağıtım makarası : Dağıtıcıdaki akımı ateşleme sırasına göre ateşlik teli uçlarına ileten, dağıtım dingiline bağlı dönel parça.

Diş makası : Uzamış dişleri kesmekte kullanılan aygıt.

Dişli makara : Alıcı, gösterici, açındırma aygıtı, ve benzerleri aygıtlarda filmin düzgün devinimlerini sağlamak üzere dişleri bulunan ve filmlerdeki deliklere girerek filmi yürüten makaralar.

Düşme kapak makası : Düşme kapakların gereğinden fazla açılmasını ve sarkmasını önleyen askı aracı.

Elektrikli makara : Bir yandan elektrik aygıtına, öte yandan gövde kordonuyle eldeki savuta bağlı olan ve içindeki kordonu kendiliğinden sarılabilen elektrikli makara.

Faiz kur makası : İki ülke ya da iki farklı para birimi arasında faiz oranı ile döviz kurundaki değişim arasındaki fark. Bu fark faiz arakazancı elde edilmesine olanak sağlamaktadır.

Geçiş makarası : Sinema aygıtlarında filmin yol almasını sağlayan ve bir motora bağlı olarak dönen makara.

Geçme makara : Bir yanı çıkarılabilen makara çeşidi.

Gömme makara : Sürme kapaklarda kapağa açılmış yuvaya konan ve hareketi sağlayan makara.

Gösterim makarası : Göstericiye takılmak üzere film sarılmış makara.

İki makaralık film : İki makara uzunluğunda (yaklaşık 600 m) film. (Sinemanın ilk döneminde öykülü filmler genellikle, tek, iki ya da üç makaralıktı).

Japon makakı : Maymunlar (Primates) takımının, Eski Dünya maymunugiller (Cercopithecidae) familyasından, kuyruğu çok uzun olmayan bir tür. (Macaca speciosa), Maymunlar (Primates) takımının uzunkuyruklumaymungiller (Cercopithecidae) familyasındanbir memeli türü. Kuyruğu çok uzun değildir. Japonyada yaşar.

Java makakı : Maymunlar (Primates) takımının Eski Dünya maymunugiller (Cercopithaecidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, 50 cm kadar kuyruğu olan, iyi yüzen, toplu hâlde ağaçlarda yaşayan bir tür.

Kaburga makası : Göğüs ve karın boşluğunu açarken kaburgaların veya kaburga kıkırdaklarının kesilmesinde kullanılan bir çeşit makas, kostatom.

Kara makak : Maymunlar (Primates) takımının, Eski Dünya maymunugiller (Cercopithecidae) familyasından, kendisi kara, bacakları kül rengi, Selebes adalarında yaşayan bir tür. (Magus maurus) Maymunlar (Primates) takımının uzunkuyruklumaymungiller (Cercopithecidae) familyasından bir memeli türü. İridir. Kendisi kara, bacakları külrengidir. Selebes adalarında yaşar.

Kertikli makas : Deri makası. (Bor Niğde).

Kılavuz makara : Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi araçlarda filmin belirli bir yolu izlemesi için yerleştirilmiş makaralar.

Kornea makası : Korneayı kesmeye yarayan makas.

Köroğlu makamları : Yiğitlik, savaş ve benzerleri konulu türkülere uygulalanan ezgiler. Türleri: Kaba Köroğlu, sert Köroğlu, Köroğlu güzellemesi, Köroğlu cenklemesi, Köroğlu koçaklaması, ingin Köroğlu.

Makakak kalmak : Çaresiz kalmak.

Makal : Bir tarım aracı, çapa. Bir çeşit kuş. Söz, lakırtı. Söyleme, söyleyiş.

Makalak : İnsanın dizkapağı. Çok yağlı çıra parçası.

Makama : İslam tiyatrosunda kişilerin söyleşmelerinin taklidine dayanan öykü biçimi. Kişilerin söyleşmelerinin taklidine dayanan öykü biçimi.

Makamlı : Arapça kökenli makam+lı: Ağır, gösterişli.

Makana : Makarna.

Makane gibi : Çalışkan.

Makanokimya : Polimerlerde mekanik enerjinin kimyasal enerjiye dönüşümünü inceleyen bir bilim dalı.

Makara boyu : Mıknatıslı film, mıknatıslı ses kuşağı, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi kuşakların sarıldığı makaraların alabildiği uzunluk.

Makara çapı : Mıknatıslı film, mıknatıslı ses kuşağı, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi kuşakların sarıldığı makaraların çapı.

Makara sonu : Bir makaradaki filmin son bölümü.

Makara süresi : Mıknatıslı film, mıknatıslı ses kuşağı, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi kuşakların bir makarasının süresi.

Makara üstü deliği : Köpek kol kemiğinin distal ucunda, trochlea humeri üzerinde bulunan ve fossa olecrani ile fossa radialis’i birleştiren delik, foramen supratrokleare.

Makara yanağı : Bir film makarasının göbeğini iki yandan örten, filmin göbeğe düzgün olarak sarılmasını, sarılmış filmin göbekten çıkmamasını sağlayan ve filmi koruyan teker biçimindeki yüzeyler.

Makaracı : Bartın kenti, Amasra belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Makaralı dayanak : Isı etkisiyle uzayan borunun rahat hareketini sağlayacak biçimde yapılmış destek.

Makaralı olta : Misinanın sarıldığı bir makarası bulunan kısmen otomatik, kamışlı olta takımı.

Makaralı yatak çeliği : Makaralı yatak yapımına uygun olan çelik.

Makarış : Haraç.

Makarnos : Makarios (Kuşu).

Makaronik : Latince sözcük ya da ekler katılarak yazılan alaylı (koşuk türü).

Makas almak : Yanağı orta parmak ile işaret parmağı arasına alıp sıkıştırmak, makaslamak.

Makas bağı : Çatılara eğik olarak konulan direk.

Makas diş : Alt ve üst çene azı dişlerinin bir makasın ağızları gibi sürtünerek aşınmaları.

Makas hızkeser : Makas biçiminde bir hızkeser türü.

Makas kuyruk : Malaya Yarımadası orijinli, boyları doğal ortamlarda 20 cm akvaryumlarda 10 cm olabilen, kuyruk yüzgeç lobları çok ayrık olan bir akvaryum balığı, cam rasbora.

Makas yapı : Sade veya fanyalı ağların birleştirilmesinde kurşun yakanın fazlalığından yararlanılarak mantar yakayla birleştirilen ve uca yakın kasa oluşturularak kullanılan makas benzeri yapı.

Makasalanı : Kütahya kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Makaskar : Kâğıt oymacılığı ile uğraşan kimse, oymacı, kesme ve oyma sanatı ile uğraşan kimse.

Makaslama atlama : Araçlar üzerinden atlarken, bacakları havada çaprazlayıp yön değiştirerek düşme.

Makaslama bölgesi : Karşıt yönlerden etkileyen güçlerle, kayaçları ezilmiş ve kırılmış bölge.

Makaslama çatlağı : Karşıt yönlü güçlerin etkisinden üreyen çatlak.

Makaslama kuşağı : Makaslama ile kayaçların kırılıp ezildiği kuşak.

Makaslama vuruş : Genellikle karşıdan gelen topa havada, bacakları makas gibi devindirerek yapılan vuruş.

Makaslama zorlaması : Dikdörtgen biçiksel bir nesnenin, koşut yüzeylerini karşıt yönlü kuvvetlerle zorlayarak sağlanan gerginlik.

Makassız : Makası olmayan.

Makat ağacı : Ayakkabıcıların gönleri parlatmak için kullandıkları yuvarlak değnek.

Meme makası : Meme başı kanalında yapılan kapalı ameliyatlarda kullanılan özel makas.

Metal tel makası : Dikişte kullanılan çelik telleri istenilen uzunlukta kesmede ve sivri uçların düzeltilmesinde kullanılan makas.

Şeytan makarası : Sürekli açındırma aygıtında dönen filmin büklümüne asılı duran, açındırmanın gereklerine göre filmin uzunluğunda ortaya çıkan azalıp çoğalmaları karşılamak üzere inip çıkabilen makara.

Tek makaralık film : Tek makarada (yaklaşık 300 m) tamamlanan film; özellikle sinemanın ilk dönemindeki filmlerin uzunluğu.

Tenekeci el makası : İnce sacların kesilmesine yarayan el makası.

Ters makas : Bir oyuncunun, kendisini sırt üstü yere atarken ayaklarını havada devindirip makaslama vuruşla topu geri çevirmesi, bk. makaslama vuruş.

Tırnak arası makası : Sığırlarda tırnak arasını kesmeye yarayan makas.

Tırnakaçma makası : Bakır kapların alt kısmında çentik yapmada kullanılan kesici araç. (Bursa).

Üç makaralık film : Üç makara uzunluğunda (yaklaşık 900 m) film. (Sinemanın ilk çağlarında öykülü filmler genellikle tek, iki ya da üç makaralıktı).

Verici makara : Alıcı, gösterici, basım aygıtı, ve benzerleri aygıtlarda, filmin pencere önünden geçmeden önce sarılı olduğu ve verildiği makara.

Adli makam : Adalet işlerinin görüldüğü ve sonuca bağlandığı yer, adli merci.

Bahçe makası : Çeşitli ot ve bitkileri düzgün kesmek ve budamak amacıyla yapılmış olan bir makas türü.

Başkanlık makamı : Başkanın oturduğu veya odasının bulunduğu yer.

Burgu makarna : Burgu biçiminde dökülmüş ve fırınlanmış makarna.

Çember makası : Karyola ve somya imalatında kullanılacak olan çelik çemberleri kesmeye yarayan araç.

Çubuk makarna : İnce, uzun, çubuk biçiminde dökülmüş ve fırınlanmış makarna.

Düdük makarnası : İçi delik makarna. Aptal, anlayışsız kimse.

Fırında makarna : Haşlanmış makarnaların arasına özellikle kaşar peyniri konularak üzerine süt dökülüp fırında pişirilen makarna yemeği.

Fiyonk makarna : Biçimi fiyonga benzeyen makarna.

İddia makamı : Savcılık makamı.

Kıymalı makarna : İçinde kavrulmuş kıyma bulunan makarna yemeği.

Makabil : Bir şeyin öncesi, geçmişi.

Makabline şamil : Önceyi kapsayan.

Makadam : Yolların kaplanması için genellikle 4-7 santimetre arasında parçalara bölünmüş taş. Kırılmış taş döşenip silindir geçirilerek yapılmış olan yol.

Makadamlama : Makadamlamak işi.

Makadamlamak : Makadamla kaplamak.

Makak : Güneydoğu Asya'da yaşayan kuyruklu bir maymun (Macacus).

Makale : Bilim, fen konularıyla siyasal, ekonomik ve toplumsal konuları açıklayıcı veya yorumlayıcı niteliği olan gazete veya dergi yazısı.

Makam : Mevki, kat, yer. Klasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi.

Makam arabası : Yüksek makamdaki bir kimse için ayrılan araba, makam otomobili.

Makam odası : Yüksek makamdaki bir kimse için ayrılan oda.

Makam otomobili : Makam arabası.

Makam ödeneği : Makam tazminatı.

Makam şoförü : Makam arabasını kullanan şoför.

Makam tazminatı : Yüksek makamda görevli bulunanlara aylık maaşları dışında fazladan ödenen ücret, makam ödeneği.

Makara : Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir, bobin. Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti. Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç. Ağır yüklerin kaldırılma ve indirilmesinde kullanılan, birbirine paralel iki veya daha çok tabla arasında dönen, kenarı çepeçevre oluklu tekerlek veya tekerleklerden oluşmuş mekanik alet.

Makaralı : Makarası olan, makara ile çalışan.

Makaralı kuş : Sürekli öten kuş.

Makarena : El kol hareketleri ile birlikte yapılmış olan bir tür hızlı dans.

Makarna : İrmik veya una yumurta karıştırılarak hazırlanmış türlü biçimlerdeki kuru hamur. Bu hamurdan yapılmış olan yemek. İtalyan lireti.

Makarnacı : Makarna yapan veya satan kimse. Makarnayı çok seven kimse. İtalyan. Şişman, hareketsiz kimse.

Makarnacılık : Makarna yapma veya satma işi.

Makaron : Fransız kurabiyesi de denir. Ülkemizde divan pastanesi ile özdeşleşmiş bir yiyecektir. Bir fincan çay veya kahve yanında iyi gittiği öne sürülür. Küçük küçük renkli ve yuvarlak yiyecekler olduğu için, özellikle hediye olarak götürülebilecek sevimli yiyecek. Değişik renkleri ve aromaları oluşu, onu acıbadem kurabiyesinden farklı yapmaya yeter.

Makas : Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.

Makas hakkı : Makas payı.

Makas payı : Kumaş biçerken ihtiyat olarak bırakılan pay, makas hakkı. Ölçüden fazla bırakılan veya fazlalığı hoş görülen miktar.

Makasçı : Makas yapan ya da satan kimse. Makastar. Demir yollarında makasları açıp kapayarak trenlere yol veren görevli.

Makasçılık : Makasçının görevi. Basında başka gazetelerdeki haberleri kesip olduğu gibi aktarma işi.

Makaslama : Makaslamak işi. Çaprazlama.

Makaslamak : Makasla kesmek. Makas almak. Yazı, film vb.ni sansür amaçlı kısaltmak, kesmek.

Makaslanma : Makaslanmak işi.

Makaslanmak : Makas almak işine konu olmak. Kesilmek.

Makaslı : Makası olan.

Makaslı böcek : Kın kanatlılarından, başı ve makasları iri bir böcek, bağkesen, yereşeği (Lucanius).

Makastar : Kumaş biçen, prova yapan, parçaları patrona göre ayarlayan, iş dağıtımını yapan usta, makasçı.

Makat : Kıç. Anüs. Minderli alçak sedir. Minder yüzü, minderin üzerine yayılan kumaş.

Salçalı makarna : Makarnanın pişmesinden sonra üzerine yağla hafifçe kavrulmuş salçanın dökülmesiyle hazırlanan yemek.

Sürfile makası : Kumaş kenarlarını zikzaklı bir biçimde kesen ve sürfile yapılmasını gerektirmeyen bir makas türü.

Şaka maka : Önemsemeyerek. Farkında olmadan.

Şerit makarna : Uzun ve ince makarna.

Tırnak makası : El ve ayak tırnaklarını kesmeye yarayan araç.

Yüksük makarna : Yüksük biçiminde olan makarna.

Diğer dillerde Mak anlamı nedir?

İngilizce'de Mak ne demek ? : mac