Cerrahi makas nedir, Cerrahi makas ne demek

Cerrahi makas; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Dokuları ameliyat sırasında kesmeye yarayan aygıt. İki ucu küt, iki ucu sivri, bir ucu küt ve sivri gibi tipleri vardır.

Cerrahi makas tanımı, anlamı

Maka : Büyük hayvanların aşık kemiği. Hayvanlara nazar değmemesi için takılan büyük, mavi boncuk. Kurbağa

Cerrah : Ameliyat yapan uzman hekim, hariciyeci, operatör. Önemsiz yaraları iyileştiren kimse.

Cerrahi : Cerrahlıkla ilgili. Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu, hariciye.

Makas : Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.

 

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Ameliyat : Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.

Sivri : Ucu keskin ve batıcı olan. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Ucuna doğru gittikçe incelen. Palamut.

Kesme : Kesmek işi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesme işareti. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kesin, değişmez, maktu. Lokum. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan.

Aygıt : Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

 

Aygı : Adı bilinmiyen ya da ad yerine kadına, kıza sesleniş. Eşya.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Amel : Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.

Küt : Kısa ve kalınca. Keskin olmayan. Tahta ve benzerleri katı şeylere vurulduğunda çıkan ses. Smaç. Kötürüm, sakat. Kuluçka tavuğun altındaki bozulmuş yumurta. Kesme özelliği, sivriliği kaybolmuş kesici araç. Tandıra pişirilmek için yapıştırılan hamurdan düşen parçalar. [Bakınız: kötürge]. Kısa, yuvarlak (burun için). Kepçe vb, eşyaların asıldığı yuvarlak ağaç çivi. Pulluk, saban. Çekirdekli pamuk. Eli ayağı tutmayan, inmeli kişi. İnmeli; çolak; kötürüm; sakat. Uyuşuk, karmaşık, körelmiş.

Ucu : Yankesici, usta hırsız.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Cerrahi makas anlamı nedir?

İngilizce'de Cerrahi makas ne demek ? : surgical scissors