Take up türkçesi Take up nedir

  • Alıcı, gösterici, basım aygıtı vb. aygıtlarda, filmin pencere önünden geçtikten sonra sarıldığı makara.
  • Başlamak.
  • Yürütmek.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Sözünü kesmek.
  • Almak.
  • İlgilenmek.
  • Kısaltmak.
  • Kaplamak.
  • Spor aktivitesine başlamak.
  • Yakalamak.
  • Kaldırmak.
  • Tamamlamak.
  • Girişmek.
  • Tutmak.
  • Kısaltmak (elbise).
  • Meşgul olmak.
  • Karışmak.
  • Çalışmaya başlamak.
  • Alıcı makara.
  • İşgal etmek.

Take up ile ilgili cümleler

English: I plan to take up engineering at college.
Turkish: Üniversitede mühendislik ihtisası yapmayı düşünüyorum

English: I fear this work will take up most of my time.
Turkish: Bu işin zamanımın çoğunu alacağından korkuyorum.

English: Anyway, I won't take up any more of your time.
Turkish: Her neyse, daha fazla zamanını almayacağım.

English: I won't take up much of your time.
Turkish: Zamanının çoğunu işgal etmeyeceğim.

English: I don't want to take up much of your time.
Turkish: Zamanının çoğunu almak istemiyorum.

Take up ingilizcede ne demek, Take up nerede nasıl kullanılır?

Take : Etkili olmak. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Tepki. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yakalamak. Yazmak. Kavramak. Alınan taş. Hasat. Avalanan hayvan miktarı.

 

Take up a loan on : Borçlanmak.

Take up a lot of room : Çok yer tutmak.

Take up a quarrel : Kavgaya katılmak.

Take up arms : Silaha sarılmak.

Take up axis : Doldurmalıkta filmin sarıldığı eksen. Alıcı eksen. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kamera ekseni. Alıcı ekseni.

İngilizce Take up Türkçe anlamı, Take up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compress : Bir kaç sözcükle anlatmak. Sıkıştırmak. Birkaç sözcükle anlatmak. Bastırmak. Basınç yapmak. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özetlemek. Basmak. Kompres.

Bag : İç etmek. Aşırmak. Çanta. Çantaya koymak. Torbalamak. Torba. Çuvala koymak. Poşet. Sarkmak. Torbalanmak.

Get to work : İşe başlamak. İşe koyulun.

Filches : Aşırmak. Çalmak.

Cut in on : Azaltmak. Lafa girmek.

Engages : Kullanmak. Garanti etmek. Taahhüt etmek. Tutturmak. İşe almak. Bağlanmak. Çekmek. Çarpışmaya girmek.

 

Amalgamated : Birleşmek. Cıva ile karıştırmak. Karıştırmak. Cıvayla karıştırılmış. Birleştirmek.

Deal in : Ticaretini yapmak. Ticareti yapmak. Alıp satmak.

Bestrews : Dağıtmak. Saçmak. Yayarak kaplamak.

Beclouded : Bulutlanmış. Kafası karışmış. Şaşkına dönmüş. Bulutla kaplı. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Şaşırmış. Zorlaştırmak. Karartmak. Bulutlandırmak.

Take up synonyms : bestirred, attach to, amalgamating, abrogates, barged, be active, care, borrow, admits, approached, take up reel, punctuate, cares for, accept, arouse, acquire, absorbed in, assume, busy oneself, commence, admix, embark on, bespeaks, carry on, cut along, embark upon, attack, fort, butt in, heckles, be hot for, boil, began.