Get to work türkçesi Get to work nedir

  • İşe koyulun.
  • İşe başlamak.
  • Çalışmaya başlamak.

Get to work ile ilgili cümleler

English: Ali can get to work faster on bicycle than by car.
Turkish: Ali bisikletle arabadan daha hızlı işe gidebilir.

English: How are you going to get to work tomorrow?
Turkish: Yarın işe nasıl gideceksin?

English: You ought to get to work on time.
Turkish: İşe zamanında başlamalısın.

English: Let's get to work on that problem.
Turkish: O sorunla ilgili işe başlayalım.

English: How did you get to work this morning?
Turkish: Bu sabah işe nasıl gittin?

Get to work ingilizcede ne demek, Get to work nerede nasıl kullanılır?

Get : -tırmak. Satın almak. Götürmek. Uymak. Yalanını çıkarmak. Yapmak. Getirmek. Kavramak. Yakalamak. İlgilenmek.

To : İla. Ye. Arasında. Kadar. Karşı. -e kadar. Kala. Ya. E doğru. Göre.

Work : Seğirmek. Çalışma. Sızdırmak (para). Çalışmak. İşlemek. Eser. Başarılı olmak. Etkili olmak. İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. Emek.

Get to : -e varmak. Bağlantı kurmak. Başlamak. -e gelmek. Gerekmek. Noktasına gelmek. Şart olmak. Ulaşmak. Yapıyor bulunmak. Yapabilmek.

Get to first base : (argo terim) bir şeyin ilk aşamasında başarılı olmak. İlk aşamayı geçmek. İyi bir başlangıç yapmak. İlk evreyi geçmek. Aşama veya gelişme kaydetmek.

 

Get to the bottom of things : İşin temeline inmek. Her şeyi düşünerek bulmak. Konunun özüne inmek. Sonuca varmak.

Get to smooth water : Refaha kavuşmak. Daha iyi veya daha kolay döneme girmek. Kötü bir durumu atlatmak.

Get to know : Öğrenmek. Tanımak.

Get to sleep : Uyumak.

Get to the bottom of : Meselenin özünü öğrenmek. İyice incelemek. İşin kökenine inmek. Nedenini bulup çözmek. Temeline inmek. Esasını anlamak. Bir şeyin asıl sebebini bulmak. Kökenine inmek. Kaynağına inmek. Nedenini bulmak.

İngilizce Get to work Türkçe anlamı, Get to work eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get to work ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take up : Meşgul olmak. Alıcı, gösterici, basım aygıtı vb. aygıtlarda, filmin pencere önünden geçtikten sonra sarıldığı makara. Yürütmek. Spor aktivitesine başlamak. Kaplamak. Girişmek. Sözünü kesmek. Kısaltmak. Karışmak.

Be in business : İşe dönüş yapmak. İş yapmak.

Set to work : İşe koyulmak. İşi eline almak. İşe girişmek. Çalıştırmak.

Lead off : Yol göstermek. İşe koyulmak. Başlangıç. Başlamak. Başa geçmek. İşe girişmek. Başlatmak.

Clock in : Kilo gelmek veya çekmek. Kartını basmak. (işe gelip) kart basmak. Birisinin işe giriş saatini kaydetmek. Geliş zamanını yazmak. Puantöre kaydettirerek işbaşı yapmak. İşe gelme saatini kaydetmek. Kart basmak. İşe geliş sögenini kaydetmek.

Begin to work : İş hayatına atılmak. Hayata atılmak.

Launch out : Koyulmak. İşe atılmak. Har vurup harman savurmak. Etraflıca anlatmak. Geliştirmek. Girişmek. Başlamak. Çıkmak.

Come into operation : Etkili olmaya başlamak. Faaliyete girmek. Faaliyete başlamak. Kullanıma girmek. Yürürlüğe girmek. Faaliyete geçmek.

Set up shop : Tezgah kurmak. Dükkan açmak. Yazıhane açmak. Bir işyeri açmak.