Cut in on türkçesi Cut in on nedir

Cut in on ingilizcede ne demek, Cut in on nerede nasıl kullanılır?

Cut : Sapmak. Pay. Diş çıkarmak. Kesilmiş. Sulandırmak. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Kurgulamak. Kes. İndirilmiş. Hadım etmek.

In : Da. İçeriye. Mevsimi gelmiş. Tutulan. İçeri doğru yönelen. Olarak. Halinde. Çok moda olan. İçeri. İçinde.

On : Olmakta olan. Hazır. Giyilmiş. De. E doğru. Esnasında. İle. Yanmak. Devrede. Açık.

Cut in : Araya dalmak. Lafa girmek. Sollayıp yolunu almak. Müdahale etmek. Birinin sözünü kesmek. Kesmek. Ortak yapmak. Araya girmek. Dansta eşini almak. Karışmak.

Cut in half : Yarıya düşürmek. İki eşit parçaya ayırmak. Yarıya bölmek. Yarıya indirgemek. İkiye ayırmak.

Cut in scene : Bir görünçlüğün kurgusunda zaman ya da akıcılık yönünden duyulan boşluğu doldurmak için kullanılan çekim. Bağlayıcı çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cut in progress : Kesme sürüyor.

Cut into slices : Dilimlemek. Dilimlere ayırmak.

Cut into small pieces : Küçük parçalara ayırmak. Küçük parçalara bölmek.

Cut into a conversation : Lafa karışmak. Söze dalmak.

İngilizce Cut in on Türkçe anlamı, Cut in on eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Cut in on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abate : Ceza indirimi yapmak. İndirmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Eksilmek. Yatıştırmak. Azalmak. Dinmek. Hafifletmek. Çekilmek. Hafiflemek.

Chip in : Lafa karışmak. Bağışta bulunmak. Para vermek. İştirak etmek. Katılmak. Söze karışmak.

Heckle : Ditmek. Soru yağmuruna tutmak. Keten kenevir taramak. Taramak. Sorularla sözünü kesmek. Sözünü kesip soru sormak. (keten veya kenevir) ditmek. Sözünü kesmek (konuşmacının). Keten tarağı ile taramak.

Abates : Hafiflemek. Eksilmek. Dinmek. Ceza indirimi yapmak. Dindirmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Çekilmek. Hafifletmek. Yatıştırmak.

Cut in : Devreye sokmak. Yerini almak. Dansta eşini almak. Araya dalmak. Kesmek. Sollayıp yolunu almak. Müdahale etmek. Ortak yapmak. Karışmak.

Abridging : Kısaltmak. Kısmak. Tenkis etmek. Özetlemek. Kesmek. Mahrum etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri).

Appease : Tatmin etmek. Açlığını gidermek. Hafifletmek. Sakinleştirmek. Doyurmak. Gidermek (açlık). Gidermek. Bastırmak. Dindirmek.

Abridges : Kesmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Tenkis etmek. Özetlemek. Mahrum etmek. Kısaltmak. Kısmak.

Abated : Azaltılmış. Yatıştırmak. Azalmak. Kısılmış. Hafiflemek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Dindirmek.

Alleviating : Dindirmek. Hafifletmek. Bastırmak. Yatıştırmak. Teskin etmek.

Cut in on synonyms : abridge, alleviated, break in, punctuating, heckled, chime in, abating, interrupt, cut somebody short, allays, appeases, interrupting, punctuates, alleviates, allay, allayed, punctuated, punctuate, alleviate, heckles, broke in, interrupts.