Cut in türkçesi Cut in nedir

  • Yerini almak.
  • Hisse vermek.
  • Ortak yapmak.
  • Müdahale etmek.
  • Devreye sokmak.
  • Kesmek.
  • Sözünü kesmek.
  • Karışmak.
  • Dansta eşini almak.
  • Araya girmek.
  • Birinin sözünü kesmek.
  • Araya dalmak.
  • Sollayıp yolunu almak.
  • Lafa girmek.

Cut in ile ilgili cümleler

English: Don't cut in line.
Turkish: Kuyruğa kaynak yapma.

English: Since I installed solar panels on my house, my energy bill has been cut in half.
Turkish: Evime güneş panelleri taktığımdan beri elektrik faturam yarı yarıya azaldı.

English: Please don't cut in while I'm talking with him.
Turkish: Onunla konuşurken lütfen sözümü kesmeyin.

English: Don't cut in while we're talking.
Turkish: Biz konuşuyorken kesme.

English: She cut in when we were talking.
Turkish: Biz konuşurken sözümüzü kesti.

Cut in ingilizcede ne demek, Cut in nerede nasıl kullanılır?

Cut : Topsuz giriş. Kamçılamak. Hadım etmek. Kesik. Sulandırmak. Pay. Kurgulamak. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. İndirimli. Diş çıkarmak.

In : Dahili. İçeri. Da. Tutulan. İç. De. İçeri doğru yönelen. Gelmiş olan. Çok moda olan. Mevsimi gelmiş.

Cut in half : İkiye ayırmak. İki eşit parçaya ayırmak. Yarıya düşürmek. Yarıya bölmek. Yarıya indirgemek.

Cut in on : Sözünü kesmek. Azaltmak. Lafa girmek.

 

Cut in progress : Kesme sürüyor.

Cut in scene : Bir görünçlüğün kurgusunda zaman ya da akıcılık yönünden duyulan boşluğu doldurmak için kullanılan çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bağlayıcı çekim.

Cut into : Dalmak. Kısaltmak. Azaltmak. Kesintiye uğratmak. Söze karışmak. Ayırmak. Karışmak.

İngilizce Cut in Türkçe anlamı, Cut in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cut in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interrupts : Sekte vurmak. Ara vermek. Söze karışmak. Yarıda kesmek. Kapatmak (görüntü).

Intercedes : Rica etmek. Aracılık etmek. Yalvarmak. Şefaat etmek.

Intervened : Aracılık etmek. Geçmek. Arasına gelmek. Nüfuzunu kullanmak. Arada olmak. Davaya müdahale etmek.

Intercede : Rica etmek. Şefaat etmek. Aracılık etmek. Yalvarmak.

Interrupting : Sözünü kesme. Kapatmak (görüntü). Söze karışmak. Sekte vurmak. Söze karışma. Sekte vurma. Ara vermek. Yarıda kesmek.

Butt in : Sözü kesmek. Lafı kesmek. (konuşmada) araya girmek. Burnunu sokmak. Karışmak (birisine). Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Maydanoz olmak.

Assuage : Hafifletmek. Tatmin etmek. Dindirmek. Azaltmak. Yatıştırmak. Bastırmak.

Activate : Aktive etmek. Etkinleştirmek. Aktive olmak. Harekete geçirmek. Çalıştırmak. Etkin hale getirmek. Aktif hale getirmek. Başlatmak.

Punctuate : Noktalamak. Noktalama işaretlerini koymak. Noktalama işaretleri koymak. Lafını kesmek. İşaretlemek. Vurgulamak. (sözü) ikide bir kesmek.

Barged : Mavna. Mavna ile taşımak. Toslamak. Çarpmak. Duba. Dalmak. Ev gib kullanılan duba. İçeriye paldır küldür girmek.

Cut in synonyms : blent, abandons, belt up, arrest, relay, replaces, sit in, abridge, chisel in, interlope, heckles, embroils, interceding, call out, interlopes, cut in on, amalgamates, amalgamate, heckle, go between, interferes, be involved in, get in the way, replaced, blend, chime in, punctuating, displacing, block, sit in for, ousts, heckled, connects.