Make war türkçesi Make war nedir

Make war ile ilgili cümleler

English: Bush doesn't want to make wars in order to control Central Asian oil.
Turkish: Bush Orta Asya petrolünü kontrol etmek için savaşmak istemiyor.

Make war ingilizcede ne demek, Make war nerede nasıl kullanılır?

Make : Marka. Hazırlamak. Yapı. Zorlamak. Yapmak. Kapatmak (devreyi). Eylemek. Düdüklemek. Hesap etmek. Yapılış şekli.

War : Başka toplumları, kümeleri sömürmek için ya da onların sömürüsünden kurtulmak için insan toplumlarının, kümelerinin giriştikleri silahlı kavga. Kavga. Savaş halinde olmak. Cenk. İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Strateji. Mücadele. Savaşım. Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı.

Make war on someone : Birine savaş açmak.

Make warm : Ilıklaştırmak.

Make tracks : Acele gitmek. Sıvışmak.

Make good : Tazmin etmek. Yerine getirmek.

İngilizce Make war Türkçe anlamı, Make war eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make war ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Battle : Savaş. Meydan savaşı. Çarpışmak. Çarpışma. Dövüşmek. Açık, düzlük yerde yapılan büyük savaş. Çok uğraşmak. Savaşım. Mücadele etmek.

Combat : İki kılıçoyuncusunun yenişme gözetmeden çalışma amacıyla dostça yaptıkları karşılaşma. Çarpışmak. Dövüşmek. Vuruşma. Mücadele. Muharebe etmek. Cenk. Çarpışma. Harp etmek.

Contends : Rekabet etmek. İddia etmek. Yarışmak. (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek. Çekişmek. Çarpışmak. Uğraşmak. İleri sürmek. Tartışmak.

Battled : Mücadele etmek. Savaş. Dövüşmek. Çok uğraşmak. Teber. Muharebe. Dalaş. Çarpışmak.

Campaigned : Adaylığını koymak. Kampanyaya katılmak. Mücadele vermek. Kampanya yapmak. Kampanya. Seferberlik. Sefer. Sefere çıkmak.

Combats : Dövüşmek. Çarpışma. Çarpışmak. Muharebe. Mücadele. Mücadele etmek. Cenk. Harp etmek. Savaş açmak. Muharebe etmek.

Combated : Mücadele etmek. Muharebe. Savaş açmak. Cenk. Çarpışmak. Dövüşmek. Muharebe etmek. Harp etmek.

Battling : Çarpışmak. Dövüşmek. Mücadele etmek. Muharebe. Teber. Dalaş. Savaş. Çok uğraşmak.

Exchange blows : Yumruklaşmak. Kavga etmek. Karşılıklı darbe indirmek. Birbirine vurmak.

Conflicted : Anlaşmazlığa düşmek. Çekişmek. Bağdaşmamak. Tutmamak.

Make war synonyms : contend, conflicts, conflict, campaign, contending, contended.