Malignance türkçesi Malignance nedir

Malignance ingilizcede ne demek, Malignance nerede nasıl kullanılır?

Malignancies : Habislik. Habis tümör.

Malignancy : Habislik. Malignansi. Kötülük. Malignite. Kötücül tümöre dönüşme eğilimi, kanserleşme derecesi. Habis tümör. Habaset.

Malignan syncerine gonderiosis : Ocak ayı hastalığı. Sığırlarda görülen ve konakçıyı yüzde doksan oranında ölüme sürükleyebilen asalaksal hastalık.

Malignant : Anaplazi, invazyon ve metastaz özelliklerine sahip olan, tedaviye direnç gösteren, habis, malign, kötü huylu. Malign. Kötü. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Etraflarında kapsülleri bulunmayan, bulunduğu yerden başka yerlere yayılma ve işgal etme özelliği gösteren, kontrolsüz olarak bölünen, tedavisi son derece güç olan tümörler. Uğursuz. Kötü niyetli. Malignan. Habis. Zarar verici.

Malignant acanthoma : Epitelyoma.

Malignant adenoma : Adenokarsinom.

Malignant hyperthermia : Kötü hipertermi. Halotan ve suksamethonium gibi ilaçların kullanımı ve kalıtımın etkisiyle ortaya çıkan, ateş, taşikardi, solunum güçlüğü, kaslarda sertlik ve ölümle belirgin, domuzlarda sıklıkla, kedi ve köpeklerde ender olarak görülen bir çeşit stres sendromu. Kötücül hipertermi. Malign hipertermi. Halotan, eter ve siklopropan gibi genel anestezikler ve süksinilkolin verilmesi halinde canlılarda vücut sıcaklığının ileri derecede yükselmesi ve kaslarda sertlik oluşumu.

 

Malignant disease : Ölümcül hastalık.

Malignant growth : Kötücül büyüme.

Malignant tumour : Habis tümör.

İngilizce Malignance Türkçe anlamı, Malignance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Malignance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Evilness : Fenalık. Kötü niyetlilik. Şeytanlık. Günahkarlık. Bela.

Beastliness : Hayvan gibi davranış. Hayvanlık. Hayvanlık (argo terim). Çok kötü olma.

Enormity : İğrençlik. Alçaklık. Aşırı zalimlik. Şer. Büyük kötülük. Büyüklük. Cinayet. Muazzamlık.

Malignity : Kötü niyet. Kötülükçülük. Suiniyet. Şer. Kökleşmiş kötülük. Derin nefret. Kin.

Darkness : Esmerlik. Loşluk. Karanlık. Bilinmezlik. Belirsizlik. Gizlilik. Bilgisizlik. Koyuluk. Cehalet.

Bads : Doyumsuzluk varsayımının geçersiz olduğu, diğer bir deyişle daha azı daha çoğundan daha fazla fayda sağlayan, hormonlu et, kirli hava gibi mallar. Yıkım. Kötü. Kokuşmuş. Aynasız. Küfürlü. Batak. Zarar. Şanssızlık.

Deviltry : Sihir. Kontrol edilemeyen muzırlık. Zalimlik. Şeytanlık. Yaramazlık. Şeytan işi. Büyü. Haylazlık. Kötü niyetlilik.

Malignancy : Kötücül tümöre dönüşme eğilimi, kanserleşme derecesi. Habis tümör. Habaset. Malignite. Malignansi.

Malignities : Derin nefret. Suiniyet. Şer. Kin. Kökleşmiş kötülük. Kötü niyet.

Blackness : Karalık. Siyahlık.

Malignance synonyms : malignant neoplasm, metastatic tumor, enormities, evil, malign, badness, disease, disservice, banes, devilry, a bad turn, bad, belial, deviltries, bane, malignancies, cancer cell, malignant tumor, devilries, diskindness.

 

Malignance zıt anlamlı kelimeler, Malignance kelime anlamı

Benignity : Merhamet. Şefkat. İyi kalplilik. Sevecenlik. Benignite.

Benign : Selim. Bereketli (toprak). Halim selim. İyi tabiatlı, kötücül olmayan, özellikle çıkarılışını takiben tekrarlanmayan tümörler için kullanılır, benign, selim, iyi huylu. İyi kalpli. İyicil (tümör). Sevecen. Yumuşak (hava). Merhametli.

Good : İyi. Yararlı. Çıkar. Sağlam. Güzel. Dolu dolu. Hayır. Çok. İyilik. Sağlığa yararlı.

Malignance antonyms : benignancy, goodness.

Malignance ingilizce tanımı, definition of Malignance

Malignance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, malignancy of heart. Bitter enmity. Malice. Extreme malevolence. The state or quality of being malignant.