Managed floating türkçesi Managed floating nedir

  • Esnek kur sisteminde, döviz kurundaki istikrarı korumak amacıyla döviz piyasasına para yetkesinin müdahale ettiği serbest dalgalanma türü.
  • Gözetimli dalgalanma.
  • İktisat alanında kullanılır.

Managed floating ingilizcede ne demek, Managed floating nerede nasıl kullanılır?

Managed : Çevirmek. İşletmek. İcabına bakmak. Becermek. Çekip çevirmek. Kıvırmak. Halletmek. Terbiye etmek. Geçinmek. İdare etmek.

Floating : Yüzer. Kayan. Döner (sermaye). Asma. Durağan olmayan. Dalgalanan. Gezici. Perdah. Sabit olmayan. Yerleşik olmayan.

Managed currency : İdari para. Güdümlü para.

Managed economy : Güdümlü ekonomi. Yönetilen ekonomi. Fiyat sistemi yerine hükümet kararlarına dayalı ekonomi. Yönetimli ekonomi. Kontrollü ekonomi. Kontrol altında bulundurulan ekonomik sistem.

Managed float : Gözetimli dalgalanma. Kontrollü dalgalanma. Esnek kur sisteminde, döviz kurundaki istikrarı korumak amacıyla döviz piyasasına para yetkesinin müdahale ettiği serbest dalgalanma türü. Yönetimli dalgalanma.

Clean floating : Esnek kur sisteminde, kısa dönemli düzensiz dalgalanmaların ortadan kaldırılmasına yönelik para yetkesinin döviz kuruna müdahale ettiği bir tür gözetimli dalgalanma. Temiz dalgalanma.

İngilizce Managed floating Türkçe anlamı, Managed floating eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Managed floating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Managed float : Kontrollü dalgalanma. Yönetimli dalgalanma.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Managed floating synonyms : managable floating, managable float, a change in supply, a group shares, abolition of forced labour convention, a shift in demand, a shift in supply, abnormal budget expenditures, abnormal budget, ability to pay approach, a change in individual demand.