Managed türkçesi Managed nedir

Managed ile ilgili cümleler

English: After the war, he managed to escape to South America.
Turkish: Savaştan sonra, Güney Amerika'ya kaçmayı başardı.

English: Ali barely managed to pass the test.
Turkish: Ali testi geçmeyi zorlukla başardı.

English: After the operation I was happy, since I managed to eliminate the cancer.
Turkish: Kanserden kurtulduğum için, ameliyattan sonra mutluydum.

English: Ali finally managed to get a hold of Mary.
Turkish: Ali nihayet Mary ile bağlantı kurabildi.

English: Ali managed a small bar near Boston for quite a few years.
Turkish: Ali birkaç yıl Boston yakınında küçük bir bar işletti.

Managed ingilizcede ne demek, Managed nerede nasıl kullanılır?

Managed currency : İdari para. Güdümlü para.

Managed economy : Kontrollü ekonomi. Yönetilen ekonomi. Fiyat sistemi yerine hükümet kararlarına dayalı ekonomi. Kontrol altında bulundurulan ekonomik sistem. Güdümlü ekonomi. Yönetimli ekonomi.

Managed float : Kontrollü dalgalanma. Yönetimli dalgalanma. Esnek kur sisteminde, döviz kurundaki istikrarı korumak amacıyla döviz piyasasına para yetkesinin müdahale ettiği serbest dalgalanma türü. Gözetimli dalgalanma.

 

Managed floating : Esnek kur sisteminde, döviz kurundaki istikrarı korumak amacıyla döviz piyasasına para yetkesinin müdahale ettiği serbest dalgalanma türü. Gözetimli dalgalanma.

Computer managed instruction : Bilgisayar destekli eğitim. Bilgisayar yönetimli öğretim.

Stage manage : Rejisörlük yapmak. Gizlice düzenlemek. Rejisörluğünü yapmak. Sahne yönetmenliğini yapmak.

Manage fields : Alanları yönet. Alan yönetimi.

Manageability : Yönetilebilirlik. İdare edilebilirlik.

Mismanaged : Kötü idare etmek. Kötü yönetmek. İdare edememek.

Manage : Çevirmek. Çekip çevirmek. Başarmak. Becermek. İdare etmek. Götürmek. Kıvırmak. Kandırmak. Terbiye etmek. Tiyatroyu yönetmek. bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek.

İngilizce Managed Türkçe anlamı, Managed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Managed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break in : Evcilleştirmek. Motor parçaları yeniyken, yüzey pürüzlerini gidermek ve boyutsal uyum sağlamak için yapılan ön çalıştırma. Araya girmek. Yarıda kesmek. Sözünü kesmek. Çökertmek. Lafı bölmek. Alıştırmak. Söze karışmak.

Assemble : Bir araya koymak. Bir araya toplamak. Birleşmek. Düzenlemek. Toplantı yapmak. Monte etmek. Parçaları birleştirmek. Montaj yapmak. Toplanmak.

Get on well : Anlaşmak.

Basketball coach : Bir basketbol takımının lideri. Basketbol antrenörü. Basketbol oyuncularını eğiten kimse. Basketbol koçu.

Dost : Bir işi ifa etmek (eski kullanım). Başarmak.

Crank : Kanırtmaç. Krankla bağlamak. Sabit fikir. Krank kolu çevirmek. Manivela. Krankla çalıştırmak. Deli. Dirsek. Yol vermek. Kol.

 

Get along : Ayrılıp gitmek. Anlaşmak. Birbiriyle geçinmek. Gelişmek. Yeterli olmak. Ayrılmak. İyi geçinmek. İlerlemek.

Handler : İşleyici. Hayvan terbiyecisi.

Get along with : Uyuşmak. Anlaşmak. İle geçinmek. Biriyle iyi geçinmek. Birisiyle geçinmek. İyi geçinmek. İyi anlaşmak (birisiyle). İyi anlaşmak. İle anlaşmak.

Chast : Yola getirmek. Islah etmek. Temizlemek.

Managed synonyms : baseball manager, hockey coach, negociate, tennis coach, baseball coach, contrive, be enough, bring home the bacon, averting, broke in, codding, carry off, annul, chastens, bestrides, bends, administers, educates, handles, actuate, crisp, trainer, bamboozle, bestrode, averted, handle, accomplish, fared, be sufficient, compounded, bamboozling, change to, go along.

Managed zıt anlamlı kelimeler, Managed kelime anlamı

Fail : Batmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Bitmek. Başarısız olmak. Çakmak. Çaktırmak. Becerememek. Kuvveti kesilmek. Suya düşmek.

Disorganise : Karıştırmak. Düzenini bozmak. Altüst etmek. (britanya ingilizcesi) düzensizleştirmek. Tertipsizleştirmek (disorganize olarak da yazılır). Karmakarışık etmek. Dağınık hale getirmek.

Disorganize : Düzenini bozmak. Karıştırmak. Karmakarışık etmek. Altüst etmek.