Manis türkçesi Manis nedir

  • Pullu hayvanlar (pholidota) takımının, pullu memeligiller (manidae) familyasından, 1 m kadar uzunlukta, güney asya'da dağlık yerlerde yaşayan bir tür.
  • Beş parmaklı pangolin.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Manis ile ilgili cümleler

English: I'm a womaniser.
Turkish: Ben bir çapkınım.

English: After years of womanising, Moustapha finally settled down with Mary.
Turkish: Yıllar süren çapkınlıktan sonra, Mustafa sonunda Mary ile yuva kurdu.

Manis ingilizcede ne demek, Manis nerede nasıl kullanılır?

Manism : Atadirimcilik. Dinin; ölü ruhlarının, özellikle ata ruhlarının dirilerek yaşantılarını sürdürdüklerine dayanan evrensel inancın sonunda doğduğunu ileri süren görüş. bk. din.

Antihumanism : İnsan karşıtı olma. İnsan karşıtlığı.

Brahmanism : Brahmanlar ve diğer ortodoks hindular tarafından takip edilen inançlar sistemi (hinduizm). Brahmanizm.

Brahmanist : Brahmanizm (hinduizm) takipçisi kimse. Brahmanizm'e bağlı kimse.

Brahmanists : Brahmanizm (hinduizm) takipçisi kimse. Brahmanizm'e bağlı kimse.

Classical humanism : Ortaçağda, aristoteles'e dayanan skolastik görüşü bırakarak, insanlık sevgisini işleyen yazın ürünlerini, özellikle yunan, latin klasiklerini, bağımsız olarak incelemeye yönelen bir düşünce çığırı. Klasik insancılık.

 

Germanise : Almanlaşma. Karakter veya davranış olarak alman olmak. (eski) almanca'ya çevirmek (ayrıca germanize). Alman gelenekleri ya da alışkanlıkları olmak ya da benimsemek.

Germanist : Alman hayranı.

Dehumanising : Rutinleştirmek (dehumanize olarak da yazılır). İnsan özelliklerinden veya ruhundan mahrum bırakmak. Canavara dönüştürmek. Makineleştirmek. İnsanlıktan çıkarmak. Canavarlaştırmak. İnsanlığını yitirmek. Mekanikleştirmek. Kişiliksizleştirmek. (britanya ingilizcesi) insanlıktan çıkarmak.

Germanism : Alman sanatı. Germenizm. Germencilik. Alman hayranlığı. Alman dili.

İngilizce Manis Türkçe anlamı, Manis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Manis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pangolin : Pullu hayvanlar (pholidota) takımının, pullu memeligiller (manidae) familyasından, güney afrika'da yaşayan bir tür. Pangolin. Karıncayiyen.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.

 

Acacia : Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Akasya. Arap zamkı. Mimoza.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvark : Yerdomuzu. Borudişli. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Anteater : Karınca yiyen. Karıncayiyen. Tropikal amerika'ya özgü karınca yiyen birkaç memeliden herhangi biri.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Manis synonyms : mammal genus, manidae, genus manis, family manidae, abductor muscle, aardwolf, abacus bodies, abramis zone, a cell, scaly anteater, a site, a protein, abambulacral area.

Manis ingilizce tanımı, definition of Manis

Manis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A genus of edentates, covered with large, hard, triangular scales, with sharp edges that overlap each other like tiles on a roof. They inhabit the warmest parts of Asia and Africa, and feed on ants. Called also Scaly anteater. [Bakınız: Pangolin].