Marginal firm türkçesi Marginal firm nedir

  • Bir kesime veya piyasaya en son giren ve yalnızca normal kar elde eden, diğer bir deyişle piyasa fiyatının ortalama maliyetine eşit olduğu düzeyde üretim yapan firma.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Marjinal firma.

Marginal firm ingilizcede ne demek, Marginal firm nerede nasıl kullanılır?

Marginal : Sınırsal. Sıra dışı. Az. Kenarda yazılı. Marjinal. Enaz. Uç. Değeri düşük. Sınırdaki. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Firm : İstikrara kavuşmak (fiyatlar). Donmak (jöle pelte çikolata vb). Metin. Emin. Pekişmek. Kesin. Şirket. Pekiştirmek. Tecim adı. Sağlamlaşmak.

Marginal area : Marjinal alan. İki ayrı ekin bölgesine bitişik olan ve her ikisinden de kesinlikle etkilenen bölgelere budunbilimde verilen ad. bk. geçiş bölgesi. Uzak bölge. Kıyı bölge.

Marginal balance : Marjinal bakiye. Verim ile değişken giderler arasındaki fark. Sınırsal denge. Masrafların düşülmesi sonrası ortaya çıkan bakiye. Satıştan kalan bakiye.

Marginal buyer : Marjinal alıcı. Belirli bir eder düzeyine kadar işlem yapan alıcı. Marjinal müşteri. Sınırsal alıcı.

Marginal capacity : Düşük kapasite.

İngilizce Marginal firm Türkçe anlamı, Marginal firm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marginal firm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Marginal firm synonyms : abnormal budget expenditures, ability to pay principle, abnormal budget receipts, a change in individual demand, a shift in individual demand, abolition of forced labour convention.