Marketplaces türkçesi Marketplaces nedir

  • Pazar alanları.

Marketplaces ingilizcede ne demek, Marketplaces nerede nasıl kullanılır?

Marketplace : Hal (pazar yeri). Piyasa. Pazaryeri. Pazar meydanı. Pazar yeri. Pazar.

İngilizce Marketplaces Türkçe anlamı, Marketplaces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marketplaces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Black market : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yasalarla çizilmiş olan sınırlar dışında ve gerçeklerin çok üstünde düzmece değerler yaratarak malı aşırı ederlerle satanların alış veriş yaptıkları gizli yer. Karaborsa. Tavan fiyat uygulamasında mevcut resmi piyasaya koşut olarak malın daha yüksek fiyatlarda alım satımının yapıldığı yasal olmayan piyasa. Kara borsa. Yasa dışı olarak yapılan alım satım işlemleri.

Grocery store : Bakkaliye. Süpermarket. Bakkal dükkanı. Gıda. Gıda dükkanı. Bakkal.

Oligopoly : İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tekelden farklı olarak birden fazla şirketin pastadan büyük pay sahibi olduğu ekonomi. Oligopol. Azel. Azel piyasası. Siyasal ekonomide az sayıda anamalcının ekonomik yaşama egemen olduğu, henüz tamamlanmamış tekel düzeni. Sunumun birkaç satıcı tarafından yapıldığı ve bu az sayıdaki satıcının birbirlerinin üretim kararlarından etkilendiği piyasa türü. Piyasa fiyatları üzerinde kısmi tekel. Az sayıda satıcıdan oluşan tekel. Birkaç büyük firmanın pazarı ve fiyatları elinde tutması durumu.

 

Market : Borsa. Genel satak. Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam. Satmak. Piyasaya sürmek. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer. Çarşıda alışveriş etmek. İstek. Satak. Talep.

Retail store : Perakendeci dükkanı. Perakende satış mağazası. Perakende satış dükkanı.

Monopoly : Tek satıcı. Monopol. Tekel piyasasında etkinlikte bulunan ve ürettiği malın piyasa fiyatını veya sunum miktarını belirleme gücüne sahip firma. Bir devletin, bir ortaklığın, bir kişinin her tür tecimsel yarışmayı ortadan kaldırarak bazı şeyleri yapma, satın alma, satma ya da bir işin yapımını sağlama yönünde elinde bulundurduğu ayrıcalık. belirli bir nesnenin bir elden yapılması ya da alınıp satılması. İnhisar. Vurgunculuk. Tekel. Bir elden satma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Outlet : Elektrik akımını almak için fişin sokulduğu yuva; fiş yuvası. Dışarı çıkacak yer. Fiş. Gideğen. Ağız. Pazar. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Çıkış. Boşaltma ağzı. Satış yeri.

Labor market : Emek piyasası. İş piyasası. İş talebi. İşgücü piyasası.

Commercial enterprise : Ticari işletme. İktisadi işletme. Mal ve hizmetleri sağlamaya yönelik ticari, mali ve sınai boyutları olan her türlü etkinlik. Ticari teşebbüs. Ticari girişim. Ticaret işletmesi. Ticari müessese.

Agora : Meclis. Toplantı yeri. Meclis yeri. Toplanma yeri. Eski yunanistan'da pazar yeri. Pazar yeri. Açık alan. Meydan.

 

Marketplaces synonyms : sellers' market, buyers' market, open air market, open air marketplace, seller's market, gray market, soft market, public square, buyer's market, slave market, food market, grey market, activity, business, market place, mart, sales outlet, grocery, business enterprise, mercantile establishment, monopsony, bazar, bazaar, market square.

Marketplaces zıt anlamlı kelimeler, Marketplaces kelime anlamı

Inactivity : Tesirsizlik. Avarelik. Durgunluk. Üşengeçlik. Etkisizlik. Tembellik. Hareketsizlik.