Mastax türkçesi Mastax nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Öğütücü mide.
  • Mastaks.
  • Rotatorların küçük besinleri öğütmeye yarayan yapılar taşıyan farinksi. mastaks.

Mastax ingilizcede ne demek, Mastax nerede nasıl kullanılır?

Mastadenitis : Mastadenit. Meme yangısı. Mastadenitis.

Mastalgia : Mastalji.

Mast antenna : Direk anten. Direk anteni.

Mast cell : Mast hücresi. Bağ dokusunun esas hücrelerinden metakromasi özelliği gösteren, 20-30 µm çapta, büyük çekirdekli, stoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin ve histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre. Bazofillere benzeyen, ıge için fc almacı taşıyan, ıge ve antijenle bağlandığında granülleri hücre dışına boşalarak histamin ve lökotrienler gibi birçok mediatörün salınımına neden olan, çok fazla granül içeren, kan damarları çevresinde bulunan doku hücresi. histamin ve heparin gibi maddeler içeren, büyük granülleri vardır ve bazik boyalarla metakromazi verirler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağ dokusunun esas hücrelerinden, metakromasi özelliği gösteren, 20-30 (mikron) kadar çapta, plazma zarında e antikorları bulunan, büyük çekirdekli, sitoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin, histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre. mastosit, labrosit.

 

Mast cell leukemia : Mast hücre lösemisi. Genellikle 8 yaşından büyük erkek kedilerde, dalağın büyümesi, anemi, kusma, karaciğer ve iç organlara ait lenf yumrularında büyüme, asitesle dalakta kırmızı pulpada yoğun mast hücrelerinin birikimiyle belirgin hastalık.

Antenna mast : Anten çubuğu. Anten direği. Kulesi.

Hang the flag at half mast : Bayrağı yarıya indirmek.

Aerial mast : Anten direği.

Before the mast : Tayfalık.

After mast : Kıça yakın gemi direği. Yelkenli gemide sonuna doğru veya arka kısımda bulunan en uzak direk.

İngilizce Mastax Türkçe anlamı, Mastax eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mastax ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

 

Lord : Efendi. Lord ünvanı vermek. Hakim. Sahip. Bey. Beyefendi. Hükümdar. Mal sahibi. Lord payesi vermek. Allah.

Feudal lord : Ortaçağda derebeylik sisteminde; üzerinde yaşayan insanlarla birlikte toprağın sahibi olan, şatolarda oturan, silahlı askerler besleyen asilzade. krş. derebeylik. Derebeyi.

Artist : Yaratıcı ve olağandışı nitelikleri olan, sanat yapabilecek yetkide olan kişi. Usta. Heykeltıraş. Resimci. İşinde çok başarılı kimse. Ressam. Sanatkar. Sanatçı.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Seignior : Senyör. Efendi. Derebeyi. Bey.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Mastax synonyms : swayer, maestro, abo blood groups system, seigneur, a cells, creative person, abramis zone, abiotic environment, overlord, a cell, ruler, abductor muscle, abiotic factor, a protein, a chromosome, old master, acacia.

Mastax zıt anlamlı kelimeler, Mastax kelime anlamı

Employee : Memur. İşçi. Çalışan. Hizmetli. Adam. Eleman. Görevli. Personel. Müstahdem.

Mastax ingilizce tanımı, definition of Mastax

Mastax kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The pharynx of a rotifer. It usually contains four horny pieces. The two central ones form the incus, against which the mallei, or lateral ones, work so as to crush the food.