Master of türkçesi Master of nedir

  • İleri bir akademik dereceye sahip olan (sanat mastırı, bilim mastırı, vb.).

Master of ile ilgili cümleler

English: Ali called himself the Master of the Universe.
Turkish: Ali kendine Evrenin Sahibi adını koydu.

English: Ali was master of the situation in no time.
Turkish: Ali hiçbir zaman duruma hakim değildi.

English: He is master of this house.
Turkish: O bu evin efendisi.

English: Everyone ought to be the master of his own destiny.
Turkish: Herkes kendi kaderinin efendisi olmalı.

English: And the master of the banquet tested the water that had been turned into wine.
Turkish: Ve ziyafet ustası şaraba dönüştürülen suyu test etti.

Master of ingilizcede ne demek, Master of nerede nasıl kullanılır?

Master : Baş. Ana kayıt. Usta. Asıl. İyi bilmek. Yenmek. Tam öğrenmek. Denetimi altına almak. Efendi.

Of : Li. -nin. In. -den. -den övünerek bahsetmek. Nin. -dan. -nın. Yüzünden. -li.

Master of arts : Sosyal bilimler masterı. Lisansüstü öğrenim görmüş bilimyurdu mezunu. Beşeri bilimler yüksek lisansı. Edebiyat fakültesi master derecesi. Sosyal bilimler yüksek lisansı.

Master of business administration : İş yönetimi mastırı. İşletme yönetimi masterı. İşletme mastırı. İş yönetimi konusunda yüksek lisans derecesi mezuniyeti.

 

Master of business science : İşletme bilimi mastırı. İşletme biliminde yüksek lisans derecesi mezuniyeti.

Master of ceremonies : Protokol şefi. Törenci başı. Karşılayan görevli. Törencibaşı. Takdimci. Bir töreni, gösteriyi yöneten kişi. Protokol görevlisi. Sunucu. Teşrifatçı.

Master of civil law : Hukuk mastırı. Medeni hukuk alanında yüksek lisansını tamamlayan herhangi biri.