Matching item türkçesi Matching item nedir

  • Eşleştirme maddesi.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Bir listede yer alan bilgi ya da soruların her biri ile ikinci bir listede yer alan bilgi ya da yanıtların her biri arasında doğru bağlantı kurulmasının istendiği test maddesi.

Matching item ingilizcede ne demek, Matching item nerede nasıl kullanılır?

Matching : Eşleşen. Uyarlama. Uyumlu. Birbirine giden. Eşleme. Karşılaştırma. Bir deneylemede deneysel değişkenin işe karıştırılmasından önce deney ve denetim kümelerinin ölçülmekte olan bağımlı değişkeni etkileyebilecek öteki özellikler bakımından eş duruma getirilmesi, bk. denkleştirme. Eşleştirme. Denk. Eşlendirme.

Item : Madde. Çeşit. Bir veri kümesinin öğesi, örn.bir kütük, tutanak adı verilen belli bir sayıda öğeden oluşur, bir tutanak da başka öğelerden oluşur. Madde fıkra. Poz. Parça. Öge. Kalem. Bir testte yer alan soru ya da alıştırmalardan her birine verilen ad. Sınar.

Matching data : Veri eşleştiriliyor.

Matching diaphragm : Uydurma diyaframı.

Matching direction : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yönde uyuşum. Bir çekimde çerçeve içinde sağdan sola ya da soldan sağa devinmekte olan bir varlığın, geri dönmediği, yoluna devam ettiği anlatılmak isteniyorsa, onu izleyen çekimde, ilk çekimdeki yönde yol alır görünmesiyle sağlanan uyuşum çeşidi.

 

Matching impedance : Uydurulan empedans.

İngilizce Matching item Türkçe anlamı, Matching item eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Matching item ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Achievement tests : Başarı testleri. Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Academy : Yüksekokul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksek okul. Bilim adamları topluluğu. Akademi. Medrese. Okul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

 

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma.

Abulia : İrade kaybı. İstenç yitimi. İrade yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İstem yitimi. Kayıtsızlık. Abulya. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abuli.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Renk körlüğü. Akromatopsi.

Matching item synonyms : a priori knowledge, academic year, accustoming, academic intelligence, abstract intelligence, abnormal child.