Matchup türkçesi Matchup nedir

Matchup ingilizcede ne demek, Matchup nerede nasıl kullanılır?

Match action : Devinimde uyuşum. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İki ya da daha çok çekime bölünmüş devinimin, kesiksiz, akıcı biçimde görünmesini sağlayan uyuşum çeşidi.

Match against : Karşı yarışmak. (bir müsabakada) rakip olmak. Karşılaştırmak.

Match box : Kibrit kutusu.

Match byte : Bayt eşleştir. Eşleşme baytı.

Match case : Büyük veya küçük duyarlı. Büyük küçük harf duyarlı. Büyük küçük harf eşleştir. Büyük veya küçük harf duyarlı. Büyük veya küçük harf ayırsamalı. Büyük veya küçük harf eşleştir. Büyük veya küçük. Büyük küçük harfe duyarlı.

Match whole word : Tüm sözcüğü eşleştir.

Match whole field : Tüm alanı eşleştir.

Match up : Birisine birini ayarlamak. Birleştirmek. Aralarını yapmak. Aralarındaki bağlantıyı kurmak. Eşleştirmek.

Match tower : Çıkma kule.

Match information : Eşleme bilgisi.

İngilizce Matchup Türkçe anlamı, Matchup eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Matchup ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pairing : Eşlenme. Eşleme. Çiftleme. Özdecik oluşumuna giren ayrı öğeciklerin eksicikilerinden birinin ya da birkaçının çiftler halinde eşlenerek bağlanmayı sağlamaları. Çiftleşme. Eşleşen.

 

Twinning : Birleşme. Çift kristalli formasyon (mineraloji). İkiz kristalden oluşturma. İkiz doğurma eylemi. İkiz kristal oluşumu. İki insanın birleşmesi eylemi. İki aynı veya özdeş objeyi birleştirme veya çiftleştirme. İkizlenme. Birlik.

Zygosis : Zigosis. Çiftleme. Eşleme (biyoloji terimi). Çiftleşme.

Coupling : Kancalama. Bağlayan. Kaplin kenetlenme. Ek bileziği. İki boruyu birbirine eklemekte kullanılan bağlantı parçası. Kuplaj. Çiftleşme. Motorlu araçlarda devimi oluşturan parçalarla motor arasında birleşmeyi sağlayan parça ya da düzen. Kenetleme.

Matching : Uydurma. Birbirine giden. Uygun. Bir deneylemede deneysel değişkenin işe karıştırılmasından önce deney ve denetim kümelerinin ölçülmekte olan bağımlı değişkeni etkileyebilecek öteki özellikler bakımından eş duruma getirilmesi, bk. denkleştirme. Uyumlu. Eşleme. Eşleşen. Denk. Karşılaştırma.

Matchings : Uydurma. Uyumlu. Eşleme. Uygun. Karşılaştırma. Denk. Eşleşen. Uyarlama. Uyuşturma.

Couplings : Bağlama. Bağlantı. Çiftleşme. Rakorlar.

Match up : Aralarındaki bağlantıyı kurmak. Birisine birini ayarlamak. Eşleştirmek. Birleştirmek. Aralarını yapmak.

Twinnings : İkiz kristalden oluşturma. İkizlenme. Twinning. İkiz kristal oluşumu.