Materializing türkçesi Materializing nedir

Materializing ingilizcede ne demek, Materializing nerede nasıl kullanılır?

Materialization : Maddileşme. Maddeleştirme. Gerçekleştirme. Maddileştirme. Gerçekleşme.

Materializations : Maddileştirme. Gerçekleşme. Maddileşme.

Materialize : Cisimlenmek. Peydahlanmak. Maddileşmek. Cisimleştirmek. Maddileştirmek. Cisimleşmek. Somutlaştırmak. Görünmek (hortlak veya ruh). Gerçekleşmek. Gerçekleştirmek.

Materialized : Gerçekleşmek. Gerçekleşmiş. Gerçekleştirmek. Maddileştirmek. Gerçekleştirilmiş. Cisimleştirmek. Maddileştirilmiş.

Materializes : Cisimlenmek. Maddileştirmek. Somutlaştırmak. Peydahlanmak. Gerçekleşmek. Cisimleşmek. Cisimleştirmek. Maddileşmek. Görünmek (hortlak veya ruh). Gerçekleştirmek.

Materialist : Özdekçi. Materyalist. Maddeci.

Materialises : Cisimlenmek. Somutlaştırmak. Hayata geçirmek. Maddileştirmek. Maddileşmek. Gerçeğe dönüştürmek. Peydahlanmak. Gerçekleşmek. Görünmek (hortlak veya ruh). Cisimleşmek.

Materialising : Somutlaştırmak. Gerçekleşmek. Maddileşmek. Gerçeğe dönüştürmek. Cisimlenmek. Görünmek (hortlak veya ruh). Peydahlanmak. Hayata geçirmek. Cisimleşmek. Maddileştirmek.

 

Dematerialize : Maddesel olmaktan çıkmak. Kaydileştirmek. Manevileşmek. Maddesel olmaktan çıkarmak. Şeklini kaybetmek.

Materialism : Materyalizm. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Özdekçilik. Yalnızca maddi varlıkları kabul eden, manevi varlıkları yadsıyan felsefi görüş. İnsanın çevresindeki dünyanın nesnel bir gerçekliği olduğunu ve bilimsel olarak anlaşılabilip açıklanabileceğini savunan felsefe akımı. Maddecilik.

İngilizce Materializing Türkçe anlamı, Materializing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Materializing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concreted : Somut. Beton. Katılaştırmak. Katılaşmak. Somutlaşmak. Bütünleşmek. Betonla kaplamak. Betonlamak. Beton betonlamak.

Reifies : Şeyleştirmek. Maddeleştirmek. Şeyleşmek.

Concreting : Betonla kaplamak. Somutlaşmak. Betonlama. Beton iş. Beton dökme. Katılaşmak. Bütünleşmek. Katılaştırmak.

Come to fruition : Muradına erme. Meyvesini vermek. Tamamına ermek. Sonuç elde etmek. Semere vermek. (olumlu) bir sonuca ulaşmak. Semeresini vermek.

Externalizing : Dışlamak. Dışsallaştırma. Dışa vurmak. Haricileştirme. Yansıtmak. Açığa vurmak. Cismanileştirme. Maddileştirme.

Incarnating : İnsan şeklinde olan. Cisimlendirmek. Canlandırmak. Mücessem. Vücut bulmuş. Vücut kazandırmak. Enkarne olmak. Cisimlenmiş. İnsan şekline girmiş.

Came true : Gerçeğe dönüşmek. Farkına varılma. Anlaşılma. Hakikat olmak.

Instantiate : Değerleri olan bazı değişkenleri yerine koyarak daha spesifik bir şekilde tanımlı bir nesne üretmek (bilgisayar programlaması). Örneklerle desteklemek. Savunulan savı örnek vererek desteklemek. Kanıt göstermek. Örnek ile desteklemek. Delil göstererek bir iddiada bulunmak. Kanıt göstererek bir iddiada bulunmak. Kanıt sunmak.

 

Bring on : Geliştirmek. Gelişmesine neden olmak. Gelişmesini hızlandırmak. Neden olmak. İstenmedik bir işe yol açmak. Tartışmak için ortaya bir konu getirmek. Ortaya getirmek. Sebep olmak.

Concretes : Betonla kaplamak. Betonlamak. Katılaşmak. Sertleşmek. Donmak. Beton. Somut varlık. Somut. Katılaştırmak.

Materializing synonyms : carry through, externalizes, instantiating, incarnated, externalized, actualize, materializes, materialized, effect, light, come off, instantiates, actualise, carry into effect, materialises, externalise, reify, reified, externalize, accrue, exteriorize, materialise, concretize, become reality, achieves, materialising, embody, incarnates, reifying, concrete, exteriorise, achieved, come to pass.