Materializations türkçesi Materializations nedir

Materializations ingilizcede ne demek, Materializations nerede nasıl kullanılır?

Materialization : Gerçekleştirme. Maddeleştirme. Gerçekleşme. Maddileştirme. Maddileşme.

Dematerialization : Hisse senedi vb gibi sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi. (amerikan ingilizcesi) manevileşme veya manevileştirme. Görünürdeki maddeyi kaybetme. Şeklini kaybetme (dematerialisation olarak da yazılır).

İngilizce Materializations Türkçe anlamı, Materializations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Materializations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Secularisation : Laikleşme. Dinle devlet işlerini birbirinden ayırma. Dini yönetime son verme. Sekülerleşme. Din ile devlet işlerini birbirinden ayırma. Laikleştirme.

Activity : Etkiniik. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Fiil. Hareket. Hareket halinde olma. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. Faaliyet. Eylem. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik.

 

Causing : Ettirme. Sebep olan. Sebebiyet. Meydana gelme. Neden olan.

Externalizing : Haricileştirme. Açığa vurmak. Maddileştirmek. Yansıtmak. Cismanileştirme. Dışa vurmak. Dışsallaştırma. Dışlamak.

Secularization : Dinden bağımsızlaşma. Dinle devlet işlerini birbirinden ayırma. Din ile devlet işlerini birbirinden ayırma. Laikleşme. Laikleştirme. Sekülerleşme. Dinsel ve büyüsel nitelikli toplumsal denetimin yerini ussal nitelikli toplumsal denetim biçimlerinin alması. Dini yönetime son verme.

Eventuating : Çıkmak. Meydana gelme. Çıkma. Sonuçlanmak. Neticelenme. Olmak. Meydana gelmek. Sonuçlanma.

Actualization : Hayata geçirilen bir şey. Fiili yapma süreci. Bir şeyi net bir şekilde anlama. Gerçek yapma süreci. Gerçekleştirme. Tanıma. Hayata geçirme. Besteciden farklı bir kişi tarafından geliştirilen ve düzeltilen müzik kompozisyonu (ayrıca actualisation). Edimselleşme.

Actuation : Tahrik. Harekete geçirme. Aktivasyon veya etkinleştirme. İşletme. Çalıştırma.

Action : İs. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Davranış. Çarpışma. Olgu. İş. Yükselti. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Hareket biçimi. Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu.

 

Materializations synonyms : natural action, natural process, materialisation, materialization, realizations, accruing, effectuation, accrual, actualisation, fruition, fruitions, realization, externalisation, exteriorizing, eventuation, externalization.

Materializations zıt anlamlı kelimeler, Materializations kelime anlamı

Disappearance : Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaybolma. Gözden kaybolma. Alıcının saptadığı bir konunun, alıcı durdurulup görüş alanından çıkarılarak çevirime devam edildiği durumlarda bu konunun birdenbire ortadan yitmiş görünmesine dayanan sinema hilesi. Yok olma. Gözden kayboluş. Ortadan kaybolma. Yalın veya ekler ile genişletilmiş olan kelimelerin ön, iç ve sonlarında bulunan seslerden birinin, çeşitli etkenlerle yitirilmesi olayı. bunlar ön ses düşmesi, iç ses düşmesi ve son ses düşmesi diye gruplandırılabilir: || ısıcak > sıcak, ısıtma > sıtma, uyukla- > yukla- «uyumak, uyuklamak», dirilik > dirlik, ilerile-> ilerle-, aşıla- > aşla-, oyuna- > oyna-; küçükcük > küçücük, yanakcık > yanacık, ufakcık > ufacık, ufakrak > ufarak, çabukcak > çabucak; oğulan > oğlan, çiftçi > çifçi, üstçavuş > üsçavuş, astteğmen > asteğmen, rastgele > rasgele, kelgen > gelen, kelgüçi > gelici vb. Ses düşmesi. Yitimlik.