Maza nedir, Maza ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çocukların kaydırak oyununda kaleye diktikleri kuka.

Meşenin fındık büyüklüğündeki meyvesi.

Öküz arabası.

Mağaza - mâza armudu:Bir armut çeşidi.

Maza ile ilgili Cümleler

  • Davranışın için mazaret yok.
  • Tom'un mazareti yoktu.
  • Mazareti ne olursa olsun, onu affedemem.
  • Tom'un tam olarak kaçar yolu olmayan bir mazareti yok.
  • Onun mazareti hiçbir anlam taşımıyordu.

Maza tanımı, anlamı

Mazah : Öç

Mazah çıhartmak : İş açmak, oyun yapmak : Mazah çıhartma.

Mazah etmek : Alay etmek.

Mazaksız : Düşüncesiz, saygısız.

Mazalak : Ham, olmamış (meyve için). Sonbaharda büyüyememiş, küçük kalmış meyve. [Bakınız: mazak]. Topaç. Domuz yavrusu. Meşe ağacının meyvesi, palamut.

Mazallah : Arapça kökenli maâz-Allah: maazallah.

Mazallı : Çalımlı, kurumlu.

Mazalya : Pareketalarda bedenin başına bağlanan zeminde kancaların yatmasına imkân ve ağlarda veya paraketalarda av aletinin zeminde kalmasını, hareket etmemesini sağlayan 20 kg kadar ağırlığa sahip olan beton ve taş ağırlık, ayak taşı.

Mazamaz : Vefasız : Güzel kızlar mazamazdır. Tastamam, tıpatıp.

Mazamort olmak : Herhangi bir şey içinden çıkılmaz durum almak.

Mazandarani sığırı : İran’ın kuzey bölgelerinden köken alan, tüm renklerde görülebilen, et ve süt verimi yönünde yetiştirilen, Bos indicus grubu sığır ırkı.

 

Mazannı : İşsiz, başıboş kimse.

Mazar : Peştamal.

Mazara : Hırgür, kavga.

Mazarat : Özür. Arapça kökenli mazarrat: mazarrat; kötülük; zarar.

Mazaratçı : Yaramaz, güvenilmez, kötü kişi.

Mazaratsız : Orta, ne iyi ne kötü.

Mazak : Kırlangıç balığıgillerden, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Marmara denizinde yaşayan, kırmızı renkli, lezzetli bir balık (Trigla lineata).

Mazarrat : Zarar.

Öküz arabası : Öküz koşulmuş araba.

Diğer dillerde Maysterzinger anlamı nedir?

Almanca'da Maysterzinger ne demek ? : meistersinger