Mazalak nedir, Mazalak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ham, olmamış (meyve için).
Sonbaharda büyüyememiş, küçük kalmış meyve.
[Bakınız: mazak].
Topaç.
Domuz yavrusu.
Meşe ağacının meyvesi, palamut.
Mazalak anlamı, tanımı
Maza : Çocukların kaydırak oyununda kaleye diktikleri kuka. Meşenin fındık büyüklüğündeki meyvesi. Öküz arabası. Mağaza - mâza armudu:Bir armut çeşidi
Meyve içi : Meyvelerde, tohumların bulunduğu iç bölüm.
Sonbahar : Kuzey yarım kürede eylül, ekim ve kasım aylarını içine alan süre, güz, hazan, bağ bozumu. Yaşlılık dönemi.
Palamut : Uskumrugillerden, ortalama 1-2 kilogram gelen, eti esmer, büyüklüğüne göre "Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak, piçuta" adlarını alan, pulsuz bir balık, sivri (Pelamys sarda). Rulo biçiminde hazırlanmış kopya. Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca, fındığa benzeyen, sert ve pürüzlü, bir yüksük içinde bulunan, tanen bakımından zengin meyvesi, pelit.
Olmamış : Olgunlaşmamış, ham.
Kalmış : Evlenmemiş, yaşlı kız. Türlü nedenlerle savaşa katılmayıp İstanbul'da kalan kapıkulu askeri. Âciz, düşkün.
Topaç : Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak ya da kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak. Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç. Kayık küreğinin toparlakça yeri. Toparlak sepet veya küçük küfe.
Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.
Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.
Domuz : Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan (Susacrofa domestica). Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Mazak : Kırlangıç balığıgillerden, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Marmara denizinde yaşayan, kırmızı renkli, lezzetli bir balık (Trigla lineata).
Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.
Pala : Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir kılıç kılıç. Eski, kullanılmış eşya ya da giysi. Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü. Bez parçalarından dokunan basit kilim, yaygı. Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste.
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.
Domu : Tepe.
Meşe : Kayıngillerden, üç yüz kadar türü arasında, yaz kış yapraklarını dökmeyenleri de bulunan, kerestesi dayanıklı bir orman ağacı (Quercus). Bu ağaçtan yapılan.
Olma : Olmak işi.
İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
Diğer dillerde Maysterzinger anlamı nedir?
Almanca'da Maysterzinger ne demek ? : meistersinger

Bu kısımda Mazalak nedir? Mazalak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Mazalak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Mazalak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.