Medal türkçesi Medal nedir

Medal ile ilgili cümleler

English: An Olympic gold medal is probably the most coveted sporting prize.
Turkish: Olimpiyat altın madalyası muhtemelen en imrenilecek spor ödülüdür.

English: I won a medal in 2003.
Turkish: 2003'te bir madalya kazandım.

English: On her ninety sixth birthday, Caroline Herschel was awarded the King of Prussia's Gold Medal of Science for her life long achievements.
Turkish: Caroline Herschel 96. doğum gününde, yaşam boyu başarıları nedeniyle Prusya Kralı'nın Bilim Altın Madalyasıyla ödüllendirildi

English: It was the first gold medal that she had won.
Turkish: Onun kazandığı ilk altın madalyaydı.

English: Sage Kotsenburg won the first gold medal for the United States in the men's snowboard slopestyle.
Turkish: Sage Kotsenburg kar kaykayı yamaç sitilinde Amerika Birleşik Devletleri için ilk altın madalyasını kazandı.

Medal ingilizcede ne demek, Medal nerede nasıl kullanılır?

Medal of honor : Onur madalyası. Şeref madalyası.

Medal of honour : Şeref madalyası.

Medal of valor : Cesaret madalyası.

Medal winner : Madalya kazanan.

Award a medal : Madalya vermek. Madalyayla ödüllendirmek.

Olympic medal : Olimpiyat madalyası. Olimpiyat oyunlarında kazanılmış olan madalya.

Reverse of the medal : Madalyonun öbür yüzü.

 

Bronze medal : Bronz madalya. Aynı müsabaka içerisinde üçüncü olana verilen ödül.

Carnegie medal : Carnegie ödülünü kazananlara verilen madalya, bk. carnegie ödülü. Carnegie madalyası.

Kate greenaway medal : Kate greenaway madalyası. Kate greenaway ödülünü kazanan sanatçılara verilen madalya, a. bk. kate greenaway ödülü.

İngilizce Medal Türkçe anlamı, Medal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Medal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Award : Vermek. Resmi bir kararla vermek. Mahkeme kararı ile vermek. Hükmetmek. İki yan arasındaki çekişme ve anlaşmazlığın çözümlenebilmesi amacıyla düzenlenerek yanlara sunulan yargıcı buyurusu. Ödül vermek. Mahkeme kararı. Ödüllendirmek. Mükafat.

Bronze star : Bronz yıldız. Savaşta kahramanlık gösterenlere verilen abd askeri madalyası. Bronz yıldız veya nişan.

Affiances : Sözlenmek. Söz takmak. Ahdetmek. [#nişanlanma Nişanlanmak]. Nişanlanma. Söz kesmek. İnanç. Nişanlamak. Güven.

Aiming : Nisan alma. Tevcih. Mücadele. Niyeti olma. Nişan alma. Yöneltme. Büyük amaç. Gezleme. Konumlama.

Decorations : Süs. Süslemeler. Tezyinat. Süsler. Dekorasyon. İç mimari. Dekorasyonlar. Süsleme.

Laurels : Şan. Ödül. Şöhret. Şeref. Ün.

Decoration : Tezyinat. Donatma. Dekor. Süs. İç mimari. Dekorasyon. Bezeme. Süsleme.

Medals : Madalyalar.

Betrothal : Nişanlanmak. Nişanlanma. Söz kesme.

Ribbon : Daktilo şeridi. Kurdele. Genellikle 1 /4 inç (6,25 mm) eninde selüloz asetat, selüloz triasetat, polivinilklorit ya da polyester taban üzerine demir oksit sıvalı, seslendirme aygıtında kullanılarak mıknatıslı seslendirme yoluyla ses saptanan kuşak. Şerit. Mıknatıslı ses kuşağı. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Medal synonyms : purple heart, victoria cross, order of the purple heart, distinguished service order, medaille militaire, navy cross, silver star, croix de guerre, distinguished flying cross, distinguished service medal, air medal, distinguished service cross, oak leaf cluster, congressional medal of honor, distinguished conduct medal, silver star medal, device, medal of honor, badges, bronze star medal, desponsation, betrothals, butt, palm, laurel wreath, honor, affiance, honour, devices, badge, accolade, butts, distinction.

Medal ingilizce tanımı, definition of Medal

Medal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To honor or reward with a medal. A piece of metal in the form of a coin, struck with a device, and intended to preserve the remembrance of a notable event or an illustrious person, or to serve as a reward.