Member of parliament türkçesi Member of parliament nedir

Member of parliament ile ilgili cümleler

English: He was elected a member of parliament.
Turkish: O bir meclis üyesi seçildi.

Member of parliament ingilizcede ne demek, Member of parliament nerede nasıl kullanılır?

Member : Eleman. Mensup. Bilgisayar, hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Çubuk. Özdeş bir oluşumun içinde bulunan, altında ve üstünde kendi kayaç özellikleriyle ayrılarak oluşumun bir parçası olan kayaç katman birimi. Aza. Öğe. Üye. Organ. Uzuv.

Of : Karşı. -in. Li. Yüzünden. -den. -nın. Hakkında. Den. In. İle ilgili.

Parliament : Parlamento. Yasama organını oluşturan meclis ya da meclislerin bütünü. eski fransa'da soyluların yargılandığı mahkeme. Millet meclisi. Meclis.

Member of : Üyesi olunan gruplar. Üye olunan gruplar. Üye olunan. Üyelik.

Member of chorus : Koro üyesi. Herhangi bir koroda çalışan sanatçı.

Member of congress : Kongre üyesi.

Act of parliament : Parlamento kararı. Kanun. Kanun (ingiltere). Kanun (ingiliz ingilizcesi). Yasa. Meclis kararı.

Member of union : Sendika üyesi.

Senior member of the press : Çok tecrübeli gazeteci. Basının kıdemli üyesi. Kıdemli gazeteci.

Member of knesset : Knesset üyesi. İsrail parlamentosu üyesi.

İngilizce Member of parliament Türkçe anlamı, Member of parliament eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Member of parliament ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mp : İnzibat eri. İnzibat. Askeri inzibat. As.iz.

Congressman : Kongre üyesi. Abd temsilciler meclisi üyesi (erkek). Abd'de kongre azası.

Council member : Kurul üyesi. Belediye meclisi üyesi. Konsey üyesi.

Representatives : Mümessil. Örnek. Tipik örnek. Vekiller. Vekil. Acenta. Temsilci. Vükela. Temsilciler.

Parliamentary : Meclis. Parlamentoyla ilgili. Parlamentolu. Kibar. Nazik. Parlamentoya ait.

Backbenchers : Parlementodaki muhalefet partisi üyesi. Yönetimde görev almayan parlamenter. Kıdemsiz parlamento üyesi. Muhalif milletvekili. Yönetimde görev almayan parlementer.

Backbencher : Muhalif milletvekili. Yönetimde görev almayan parlementer. Kıdemsiz parlamento üyesi. Yönetimde görev almayan parlamenter. Parlementodaki muhalefet partisi üyesi.

Lawmaker : Yasaman. Kanun yapıcı. Kanuni. Kanun koyucu.

Councilors : Kurul üyesi. Müsteşar. Konsey üyesi. Belediye meclisi üyesi. Encümen üyesi. İhtiyar heyeti üyesi. Komisyon üyesi.

Parliamentarian : Parlamento.

Member of parliament synonyms : councillors, councilman, deputies, parliamentarians, councilor, congressmen, representative, assembly man, assemblymen, mps, councilmen, council members, assemblyman, councillor, law maker, legislator, congresswomen, deputy.