Mending türkçesi Mending nedir

Mending ile ilgili cümleler

English: My socks are in need of mending.
Turkish: Çoraplarımın onarıma ihtiyacı var.

English: I am mending the curtain.
Turkish: Perdeleri yamıyorum.

English: These new shoes already want mending.
Turkish: Bu yeni ayakkabılar şimdiden onarım istiyor.

English: I'm recommending you to Tom.
Turkish: Seni Tom'a tavsiye ediyorum.

English: Your shoes want mending.
Turkish: Ayakkabılarının tamir edilmesi gerekiyor.

Mending ingilizcede ne demek, Mending nerede nasıl kullanılır?

The mending : Onarılacak çamaşırlar.

Mendings : Tamir. Onarma. Gözeme.

Amending : Değişmek. İyileştirmek. Düzelmek. Düzeltmek. Değiştirme. Değiştirmek (kanun vb). İyileşmek.

Commending : Övme.

Emending : Tadil etme. Değişiklik yapmak. Düzeltme. Islah etme. Düzeltmek. Tashih etme. Üzerinde oynama. Değişiklik yapma.

Mendicant : Dilencilik eden. Dilenciye özgü. Dilenci. Geçimini kiliseye yapılan bağışlarla sağlayan din görevlisi. Dilenen.

Mendicancies : Dilencilik.

Recommending : Beğendirmek. Öğütlemek. Salık vermek. Önermek. Tavsiye etmek. İyi izlenim bırakmak. Tembih etmek.

Mendicants : Dilencilik eden. Geçimini kiliseye yapılan bağışlarla sağlayan din görevlisi. Dilenciye özgü. Dilenci. Dilenen.

 

Mend matters : Durumu düzeltmek.

İngilizce Mending Türkçe anlamı, Mending eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mending ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Refit : Tamir sonrası yeniden kullanılır hale gelmek. Tekrar yerleştirmek. Yeniden kullanıma hazır hale getirmek. Yeniden donatmak. Tamir etmek. Yeniden donatma. Islah. Düzeltmek. Yeniden hazırlanmak.

Care : Önem vermek. Kafaya takmak. Endişelenmek. Kaygı. Sorumluluk. İstemek. Aldırmak. Sevmek. Önemsemek. Dikkat.

Quickie : Çarçabuk yapılan şey. Şipşak. Kısa süren seks. Çabuk yapılan şey. Kısa metrajlı film. Hafifmeşrep kadın. Kısa bir sevişme. Çırpıştırma film. Çabucak yapılan şey. Bir dikişte içilen içki.

Garment : Giyim. Kisve. Giyim eşyası. Giydirmek. Esvap. Giysi. Giyecek. Kılıf. Elbise. Örtü.

Refitted : Tekrar yerleştirmek. Tamir sonrası yeniden kullanılır hale gelmek. Yeniden donatmak. Tamir etmek. Düzeltmek. Yeniden hazırlanmak. Islah. Gemiyi yeniden donatmak. Onarmak.

Refits : Onarmak. Gemiyi yeniden donatmak. Tamir sonrası yeniden kullanılır hale gelmek. Yeniden hazırlanmak. Islah. Yeniden donatmak. Düzeltmek. Tekrar yerleştirmek. Tamir etmek.

Restitution : Eski durumuna dönme. Sahibine geri verme. Doğrultma. Sahibine iade. İade. Zararı ödeme. Tazmin. Restore etme. Eski haline getirme. Doğrultma (fotoğrafçılık terim).

Overhauls : Elden geçirme. Tamir etmek. Birşeyi gözden geçirerek gereken tamirleri yapmak. Elden geçirmek. Bakım. Revizyondan geçirmek. Onarmak. Yetişip geçmek. Arkasından yetişip önüne geçmek.

Quick fix : Kestirme çözüm. Kestirme ancak yanlış çözüm.

 

Rehabilitations : İyileştirme. Eski haline döndürme. Haklarını geri verme. Sağlığına kavuşturma. Eski haline getirme. İade etme. Yenileme. Onarım. Rehabilitasyon. Islah.

Mending synonyms : quicky, fixture, rehabilitation, redresses, repair, darning, overhaul, refitment, instauration, mendings, redressing, furbishing, patching, darnings, upkeep, improvement, renewal, band aid, patch, redress, mend, maintenance, fix, restoration, repairing, troubleshooting, debugging, reconstruction, fixing, restitutions, reparation.