Refitted türkçesi Refitted nedir

  • Tamir etmek.
  • Gemiyi yeniden donatmak.
  • Tamir.
  • Tekrar yerleştirmek.
  • Düzeltmek.
  • Yeniden hazırlanmak.
  • Onarmak.
  • Tamir sonrası yeniden kullanılır hale gelmek.
  • Islah.
  • Yeniden donatmak.

Refitted ingilizcede ne demek, Refitted nerede nasıl kullanılır?

Refitting : Yeniden donatmak. Yeniden hazırlanmak. Onarım. Onarmak. Tamir etmek.

Refit : Tekrar yerleştirmek. Tamir etmek. Yeniden kullanıma hazır hale getirmek. Onarma. Yeniden hazırlanmak. Tamir. Yeniden donatmak. Yeniden donatma. Tamir sonrası yeniden kullanılır hale gelmek. Islah.

Refitment : Onarım. Yeniden donatma. Tamir.

Refits : Onarmak. Tamir. Düzeltmek. Tekrar yerleştirmek. Tamir sonrası yeniden kullanılır hale gelmek. Gemiyi yeniden donatmak. Islah. Yeniden donatmak. Tamir etmek. Yeniden hazırlanmak.

Refile : Yeniden işlem. Tekrar işlem.

Refillable : Tekrar doldurulabilir.

Refilled : Doldurma. Tekrardan doldurma. Tekrar dolmak. Tekrar doldurmak. Yedek. Yeniden doldurmak. Yedek kalem içi. Kartuş.

Refiles : Yeniden işlem. Tekrar işlem.

Refinable : Arıtılabilir.

Refilling : Tekrar dolmak. Yeniden doldurma. İmla. Yeniden doldurmak.

İngilizce Refitted Türkçe anlamı, Refitted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Refitted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Correction : Doğrulama. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Düzeltme. Ceza. Yanlış olarak gerçekleştirilen vergilerin yasalarına göre düzeltilmesi. Cezalandırma. Disiplin cezası. Tashih.

Debugged : Hatası ayıklanmış. Dinleme cihazlarından arındırmak.

Polite : Efendi. Nezaketli. Edepli. Rikkatli. Kibar. İnce. Terbiyeli. İncelikli. Görgülü. Nazik.

Fix up : Düzenlemek. Uygun biçimde düzenlemek. Vermek. Misafir edecek yer temin etmek. Kalacak yer bulmak. Sağlamak. Yerleştirmek. Tertip etmek. Düzene sokmak.

Betterment : Şerefiye. Değerlenme vergisi. Düzeltme. Düzelme. Verimini yükseltme. Taşınmazı iyileştirme. Bir taşınmazın ömrünü uzatma. Kamunun karar ve etkinlikleri sonucunda, belli bir yerdeki taşınmaz malların artan değerleri üzerinden yerel yönetimlerin aldığı bir tür taşınmaz vergisi. bk. değer artış vergisi. İyileşme.

Debug : Gizli dinleme aygıtını sökmek. Yanlış ayıklamak. Hatasızlaştırmak. Kusurlarını gidermek (bir aygıt veya sistemin). Dinleme cihazlarından arındırmak. Hata ayıklama. Hata yakalamak. Ayıklamak.

Amend : Değişmek. Tanzim etmek. Islah etmek. Düzelmek. İyileştirmek. Tadil etmek. Değişikliğe gitmek. Değiştirmek.

Chastening : Dayak. Şiddetli cezalandırma. Ceza. Cezalandırma. Islah etme.

Dainty : Zarafet. Sevimli. Lezzetli şey. Özellikle küçük lezzetli kurabiye. Zarif. Lezzetli. Titiz. İnce. Nefis. Narin.

Reseats : Tekrar işe sokmak. Geri oturmak. Yeniden oturtmak. Yeniden oturtmak (vida gibi). Yatağını ayarlamak (valf). Oturacağı yeri ayarlamak. Yeni sandalyeler koymak. Tekrar oturmak.

Refitted synonyms : debonnaire, well bred, refurnished, refitment, reseated, redress, amending, amended, repairing, fixes, ameliorates, fastidious, busheled, ameliorating, niminy piminy, amelioration, arranges, renewal, doctored, refitting, polished, refurnishing, gentlemanlike, amends, do over, meliorations, debonaire, correctional, reclamations, ameliorate, reseating, patrician, do up.

 

Refitted zıt anlamlı kelimeler, Refitted kelime anlamı

Ungracious : Nazik olmayan. Hoş olmayan. Nahoş. Terbiyesiz. İnceliksiz. Tatsız. Nezaketsiz. Kaba. Sevimsiz.

Noncivilized : Yobaz. Uygarlaşmamış olan. Nazik olmayan. Evcilleşmemiş (ayrıca noncivilised). Yabani. Medeni olmayan. Uygarlaşmamış.

Unrefined : Ham. Damıtılmamış. Kaba. Arıtılmamış. Tasfiye edilmemiş.

Refitted antonyms : unfastidious, inelegant, unpolished.