Mensas türkçesi Mensas nedir

  • Üstün yeteneklileri destekleme derneği.

Mensas ingilizcede ne demek, Mensas nerede nasıl kullanılır?

A mensa et thoro : (latince) daireden ve yataktan. Evlilik bağını koparmayan ancak karı ve kocaya ayrı birer yaşam sürme izin veren boşanma (hukuk terimi).

Mensa : Bir takımyıldızın adı. Iq'ları toplumun en yüksek %2'lik diliminde olan insanlar için 1946'da kurulan uluslararası cemiyet. Güney yarımkürede takımyıldızı. Üstün yeteneklileri destekleme derneği. Masa.

Mensal : Her ay olan. Aylık. Ayda bir olan.

Commensal : Kommensal. Ortakçı. Konakçının daha değişmemiş, sindirilmemiş besininden yararlanan konuk; yemek ya da sofra arkadaşı. Diğer bir organizma üzerinde ona zarar vermeden yaşayan organizma, kommensal. Komensal.

Commensalism : Kommensalizim. İki yaşayan organizma arasındaki etkileşim. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kommensalizm. Birlikte yaşayan farklı iki organizmadan birinin yararlandığı, diğerinin ise bu durumdan etkilenmediği ortak yaşam biçimi, kommensalizm. Tek yönlü yararlanma. Birlikte bulunma. Komensalizm. Ortakçılık. Bir çeşit simbiyozis. kommensal olarak adlandırılan simbiyont, konak olarak adlandırılan simbiyonttan yararlanırken, konak ne fayda ne de zarar görür.

Mensch : Onurlu insan.

 

Commensalisme : Sinideşlik.

Menstrual cycle : Adet döngüsü. Menstrüel siklus. Menstruel siklus.

Mens rea : Taammüt. Kasıtlı suç. Suç işleme niyeti. Kasıt. Cürmü kast. Taammüd. Failin suç işleme anında var olması gereken zihni durumu.

Ectocommensal : Konağın dış yüzeyinde yaşayan kommensal simbiyont. Ektokommensal.

İngilizce Mensas Türkçe anlamı, Mensas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mensas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Muss : Dağınıklık. Bozmak. Düzensizlik. Karmakarışık etmek. Karıştırmak. Boğuşma. Kargaşa. Karışıklık. Buruşturmak. Kavga.

Psychogenic : Psikolojik veya heyecana bağlı olarak oluşan. Psikojen. Psikojenik. Ruhsal kökenli.

Disorderliness : Uygunsuzluk. Karışıklık. Düzensizlik. İntizamsızlık. Serkeşlik. Terbiyesizlik. Başıboşluk.

Rational : Aklı olan. Akli. Aklı başında. Akılcı. Akla yatkın. Rasyonel. Akıl sahibi. Oranlı. Makul. Mantıklı.

Messiness : Tertipsizlik.

Psychic : Özcel. Geleceği görme gibi garip olaylarla ilgili. Medyum. Ruhsal. Özdeksel olmayan ya da öze'ye ilişkin olan.

Psychical : Ruhsal. Psişik. Ruhi. Zihni. Bkz.psychic.

Noetic : Noetik. Zekaya ait. Anlama ile ilgili. Akli faaliyetle ilgili. Akıla ait. Nazari.

Intellectual : Aydın. Akıllı. Anlıksal. Zeki. Fikir adamı. Akli. Entellektüel. Zihni. Zihinsel. Münevver.

Psychological : Ruhsal. Ruhbilimsel. Tinbilimsel. Özsel. Psikolojik. Ruhi. Öze ya da öze süreçlerine ilişkin.

Mensas synonyms : moral, disorder, mussiness.

Mensas zıt anlamlı kelimeler, Mensas kelime anlamı

Physical : Mevcut. Bedensel. Maddi. Somut. Bedeni. Maddesel. Fiziki. Fiziksel. Muayene.

 

Orderliness : Düzenlilik. Dakiklik. Çekidüzen. İntizam. Düzen.

Order : Buyruk. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi. Hal. Düzenlik. Sıraya koymak. Satın alma işleminden önce bu yönde yapılmış olan sözlü ya da yazılı istem. İntizam. Buyurmak. Rütbe.