Commensal türkçesi Commensal nedir

  • Konakçının daha değişmemiş, sindirilmemiş besininden yararlanan konuk; yemek ya da sofra arkadaşı.
  • Diğer bir organizma üzerinde ona zarar vermeden yaşayan organizma, kommensal.
  • Ortakçı.
  • Komensal.
  • Kommensal.

Commensal ile ilgili cümleler

English: Mary and Sally have a relationship of commensalism with each other.
Turkish: Meryem ile Selime'nin yancılık üzerine kurulu bir ilişkisi var.

Commensal ingilizcede ne demek, Commensal nerede nasıl kullanılır?

Commensalism : Farklı türlere ait organizmalar arasında gözlenen bir ilişki türü. İki yaşayan organizma arasındaki etkileşim. Bir çeşit simbiyozis. kommensal olarak adlandırılan simbiyont, konak olarak adlandırılan simbiyonttan yararlanırken, konak ne fayda ne de zarar görür. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kommensalizm. Komensalizm. Besin ortakçılığı. Birlikte yaşayan farklı iki organizmadan birinin yararlandığı, diğerinin ise bu durumdan etkilenmediği ortak yaşam biçimi, kommensalizm. Kommensalizim. Birlikte yaşayan iki organizmanın arasında birinin yararına olan, diğerinin yararlanmadığı ya da zarar görmediği bir ortak yaşama şekli.

Commensalisme : Sinideşlik.

Ectocommensal : Ektokommensal. Konağın dış yüzeyinde yaşayan kommensal simbiyont.

Commensurability : Dengeli bir biçimde karşılaştırılabilir olma niteliği. Aynı ölçekle ölçülebilme niteliği. Aynı birimle ölçülebilme. Ölçekdeşlik. Eşölçülebilirlik.

 

Commensurable : Eşit. Ölçeği bir olan. Orantılı. Aynı birimle ölçülebilen. Aynı ölçü ile ölçülebilen. Ölçekdeş. Aynı ölçekle ölçülebilen. Ölçekdeş boy ölçüşebilir.

Commensuration : Eşit ölçü. Orantılı olma. Miktar veya seviyede benzerlik.

Incommensurability : Kıyaslanamamazlık. Aynı kriter ile öçlülemezlik. Ölçüsüzlük. Ölçülememezlik. Karşılaştırılamazlık. Karşılaştırılamaz olma durumu. Oransızlık. Eşölçülemezlik. Karşılaştırılamamazlık.

Commensurations : Eşit ölçü. Miktar veya seviyede benzerlik. Orantılı olma.

Commensurably : Dengeli bir şekilde. Eşit bir şekilde. Aynı ölçü ile ölçülebilen şekilde. Karşılaştırılabilir bir biçimde. Kıyaslanabilir bir halde.

Commensurable line segments : Ölçekdeş doğru parçaları.

İngilizce Commensal Türkçe anlamı, Commensal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Commensal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sharecropper : Yarıcı. Toprak kirasını ürünle ödeyen çiftçi. Ortak çiftçi. Maraba.

Sharecroppers : Yarıcı. Maraba. Ortak çiftçi. Toprak kirasını ürünle ödeyen çiftçi.

Being : Mahluk. Yaratık. Tanrı. Oluş. İnsan. Yaradılış. Varoluş. Varlık. Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek. Vücut.

Organism : Örgenlik. Yapı. Yaşamsal işlevlerini devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık. Oluşum. Örgüt. Uzviyet. Organizma. Canlı varlık. Ayrı ayrı organlar ile hayali olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık.

 

Sharecropping : Kiraladığı tarım arazisinin kirasını ürünlerinden pay vererek ödeyen. Araziyi ortak olarak ekme. Ortakçılık. Toprak kiracısı. Tarla kiracısı. Toprak kirasını ürünle ödeyen çiftçilik sistemi. Çiftlik kiralayan.

Crop shareholder : Tarımsal üretime emeği ve traktör, hayvan, aletler gibi taşınabilir sermayesiyle katılan kişi.

Commensal ingilizce tanımı, definition of Commensal

Commensal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having the character of a commensal. One who eats at the same table.