Ortakçı nedir, Ortakçı ne demek

  • Ortakçılık yapan kimse, yarıcı, maraba
  • Konakçının sindirilmemiş besininden yararlanan konuk.

"Ortakçı" ile ilgili cümle

  • "Tarlada ortakçısıyla her gün çalışabilen Şaban, Zeyno'nun hâlini acınacak buluyordu." - H. E. Adıvar

Yerel Türkçe anlamı:

Tarlayı, ürünü tarla sahibiyle yarı yarıya pay etmek üzre ekip biçen çiftçi.

Ürüne ortak olmak koşuluyla tarlayı ekip biçen kimse.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Tarımsal üretime emeği ve traktör, hayvan, aletler gibi taşınabilir sermayesiyle katılan kişi.

Bilimsel terim anlamı:

Konakçının daha değişmemiş, sindirilmemiş besininden yararlanan konuk; yemek ya da sofra arkadaşı.

İngilizce'de Ortakçı ne demek? Ortakçı ingilizcesi nedir?:

commensal, crop shareholder

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Edirne kenti, Lalapaşa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Aydın şehri, Buharkent ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Ortakçı tanımı, anlamı:

Ortak : Kuma. Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek.

Orta : Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Orantı. Yeniçeri Ocağında tabur. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Ne büyük ne küçük, midi. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. İyi ile kötü arasındaki durum. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Ne uzun ne kısa, midi.

 

Ortakçılık : Toprağın işlenmesi sonucunda elde edilecek ürünün, toprak sahibi ile toprağı işleyen arasında koşulları önceden belirlenen özel sözleşmeye göre paylaşılmasına dayanan işletme biçimi, yarıcılık, marabacılık.

Ortakçılık etmek : Ortakçı olmak.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Yarıcı : Ortakçı.

Maraba : Çiftçi. Ortakçı.

Konakçı : Asalağın erginini veya gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı, konak. Toplu olarak yapılmış olan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kimse. Sefere çıkan askerlerin önünden gidip konak yeri sağlamakla görevli subay.

Besin : Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey. Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda.

 

Yarar : Çıkar. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Yarayan, elverişli, uygun.

Konuk : Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman. Konakçının üzerindeki asalak.

Diğer dillerde Ortakçı anlamı nedir?

İngilizce'de Ortakçı ne demek? : n. sharecropper

Fransızca'da Ortakçı : métayer/ère [le][la]

Rusça'da Ortakçı : n. издольщик (M)