Muss türkçesi Muss nedir

Muss ile ilgili cümleler

English: Do you like mussels?
Turkish: Midyeyi beğenir misin?

English: There are both freshwater and saltwater mussels.
Turkish: Hem tatlı hem de tuzlu su midyesi var.

English: Mussels have shells.
Turkish: Midyelerin kabukları var.

English: Mussolini was a dictator.
Turkish: Mussolini bir diktatördü.

Muss ingilizcede ne demek, Muss nerede nasıl kullanılır?

Mussed : Boğuşma. Örselemek. Dağınıklık. Karışıklık. Kargaşa. Karmakarışık etmek. Karıştırmak. Kavga. Bozmak. Buruşturmak.

Mussel : Midye. Asalak yaşama uymuşları bulunmakla birlikte, hekimlik yönünden yalnız arakonakçı türleri dolayısıyle ve çok seyrek olarak anılan bir bölüm yassı solungaçlıların ortak adı. Yassı solungaçlılar (lamellibranchiata) sınıfından, kabuğu eşit parçalı, ön tarafı sivri ve uzun, art tarafı yuvarlak üçgen biçiminde olan, bütün denizlerde yaşayan bir yumuşakça cinsi.

Mussel oyster shell : Midye-istiridye kabukları. Midye ve istiridye kabuklarının öğütülmesiyle elde edilen, yapısında % 98-99 oranında kalsiyum karbonat bulunan, en az % 35 kalsiyum içermesi gereken doğal yem, istiridye kabukları.

 

Mussel poisoning : Midye ağılanması. Midye kamçılısıyle beşli midyeleri yiyenlerde görülen öldürücü ağılanma. Midye zehirlenmesi.

Mussels : Midye.

Mussitation : Homurdanma. Mırıldanma. Dudak hareketi (ses çıkarmadan). Musitasyon.

Mussily : Darmadağın bir halde. Düzensiz bir şekilde. Karışık bir şekilde. Dağınık bir şekilde (resmi olmayan).

Musses : Buruşturmak. Bozmak. Boğuşma. Karışıklık. Kavga. Örselemek. Kargaşa. Dağınıklık. Karmakarışık etmek. Karıştırmak.

Mussolini : İtalya başbakanı (1922-1943). İtalyan faşist lider. Benito mussolini (1883-1945).

Mussulman : Müslüman.

İngilizce Muss Türkçe anlamı, Muss eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Muss ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crumple : Çökmek. Devirmek. Çökertmek. Örselenmek. Düşmek. Kırıştırmak. Buruşmak. Kırışmak.

Derangement : Akıl hastalığı. Dengesizlik. Geçimsizlik. Karıştırma. Deranjman. Delilik.

Addle : Bozulmak. Bozulmak (yum.). Şaşırtmak. Kokmak. Kokmak (yum.). Çürümek. Kafa karıştırmak. Kokuşturmak. Çürütmek.

Corrugate : Dalgalandırmak. Kırıştırmak. Buruşmak. Kırışmak.

Dishevelling : Düzensiz yapmak. Gevşek yapmak. (saç giyecek vs ile ilgili) dağınıklaştırmak. Karman çorman hale getirmek.

Blent : Karışmak. Harmanlamak. Uyum sağlamak. Harmanlanmış. Karıştırılmış. Kaynaşmak.

Scuffle : Çekişme. Ayaklarını sürümek. Didişmek. İtişip kakışma. İtişmek. İtişme. İtişip kakışmak. Çekişmek.

Anarchism : Anarşizm. Kural tanımazlık. Baştanımazlık. Birey üzerindeki her türlü zorlayıcı devlet örgütünü yadsıyan siyasal öğreti. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kargaşacılık. Anarşi. Başsızlık. Anarşizm yanlısı olma.

 

Churn : Çırpmak. Köpürmek. Yayık yaymak. Yayık. Çalkalamak. Sağılan sütün toplandığı büyük kap. Tereyağı yapmak. Yayıkta tereyağı yapmak. Çalkantılı olmak. Süt güğümü.

Admix : Harç katkı. Karışmak. Beton katkı. Katmak. Katıp karıştırmak.

Muss synonyms : crease, bust up, addling, mussing, cobwebs, contorts, bungle, anarchies, blowups, entangles, abashing, cataclysms, blend, disorganization, clutter, disorganisation, barney, contorting, rumples, contract, broils, tumbles, addlings, brawls, disarrays, brouhaha, disarraying, ruck, anarchy, admixing, rucked, bobbery, bumpiness.

Muss zıt anlamlı kelimeler, Muss kelime anlamı

Arrange : Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Planlamak. Bitirmek. Dizmek. Aranje etmek. Saptamak. Hazırlanmak. Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Ayarlamak. Sıraya koymak.

Orderliness : Düzen. Düzenlilik. Dakiklik. Çekidüzen. İntizam.

Order : Asayiş. Hal. Çeşit. Emir vermek. Basamak. Düzen. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. Buyruk. Bir şeyin yapılmasını, bir malın üretilmesini, gönderilmesini, getirilmesini isteme, ısmarlama. Yol.

Muss ingilizce tanımı, definition of Muss

Muss kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A term of endearment. A scramble, as when small objects are thrown down, to be taken by those who can seize them. A state of confusion or disorder. To rumple. A confused struggle. Prob. variant of mess, but influenced by muss, a scramble. To disarrange, as clothing.