Mental disorder türkçesi Mental disorder nedir

  • Ansal bozukluk.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Birey kişiliğinin toplumsal-ruhsal çevresine uyamaması, fiziksel ya da toplumsal-ruhsal bakımlardan bunalım içine düşerek çözülmesi, bozulması durumu.
  • Davranış bozukluğu.
  • Ruhsal bozukluk.
  • Zihinsel hastalık.
  • Akli dengesizlik.
  • Akıl hastalığı.

Mental disorder ingilizcede ne demek, Mental disorder nerede nasıl kullanılır?

Mental : Deli. Akıl hastası. Zihinsel. Zihinsel. çene bölgesi. Akli. Ansal. Çatlak. Mental. Kaçık.

Disorder : Hastalık. Rahatsızlık. Düzenini bozmak. Karıştırmak. Karışıklık. Nizamsızlık. Sağlığını bozmak. Keşmekeş. Düzensizlik. Bozmak.

Mental aberration : Akli sapma. Ruhsal sapınç. Mental aberasyon. Akıl hastalığı.

Mental activity : Zihin etkinliği. Salt zihince yapılan etkinliklere verilen ad. uyaranlara karşı organizmanın gösterdiği toplu tepki.

Mental age : Zeka yaşı. Bir zeka testinden elde edilen ham puanın, o zeka testinin ölçünlü ortalamasına göre gösterdiği yaş. (z.y.). Akıl yaşı.

Mental alienation : Dengesizlik. Akli anormallik. Akıl hastalığı.

İngilizce Mental disorder Türkçe anlamı, Mental disorder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mental disorder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Age group : Yaş grubu. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş öbeği. Yaş kümesi. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık.

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

Amentia : Aptallık (psikiyatri). Budalalık. Amenti. Geri zekalı. Zeka gelişimi eksikliği.

Adaptive behavior : Uyarlamacı davranış. Uyumlayıcı davranış. Uyumcu davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Adaptif davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış.

Mental disease : Akıl rahatsızlığı. Ruh hastalığı.

Mental derangement : Zihinsel karışıklık. Akli karışıklık. Delilik.

Mental aberration : Mental aberasyon. Akli sapma. Ruhsal sapınç.

Conduct disorder : Tavır bozukluğu. Davranım bozukluğu. Ruhsal çatışmalar sonucu ortaya çıkan, toplumsal yönden huzursuzluk yaratan ya da toplum kurallarını çiğneyen davranış uyumsuzluğu. Tutum bozukluğu.

Abilities : Yetenekler. İktidar. Kabiliyet. Güç. Yeterlik. Beceri. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenek.

Lunacy : Akil hastalığı. Ahmaklık. Çılgınlık. Divanelik. Kaçıklık. Cinnet. Delilik.

 

Mental disorder synonyms : achievement motive, dementia, unbalancing, mental alienation, insanity, age distribution, behavior problem, acculturation, dementias, alienation, mental illness, mental case, aesthetic, behavioral problem, acclimatation, derangements, mental defect, lunacies, insanities, affection, folie, derangement, unbalances, agnation, agression, mental diseases, mental disturbance, unbalance, aesthetical ideal, all round development of individual, adjustment in marriage.