Metafile türkçesi Metafile nedir

  • Açıklayıcı dosya dosya.
  • Meta dosyası.

Metafile ingilizcede ne demek, Metafile nerede nasıl kullanılır?

Metafile format : Metafile dosya biçimi.

Metafile spooling : Metafile bekletme.

Windows metafile format : Wmf (bilgisayar). Hem vektör hem de bitmap görüntüler için kullanılabilen grafik dosya biçimi.

Cgm graphic metafile : Cgm graphic meta dosyası.

Enhanced metafile : Pekişik meta dosya.

Meta information : Meta bilgi. Öte bilgi.

Meta analysis : Meta-analiz. Meta çözümlemesi. Toplu çözümleme. Seyrek görülen akut yan etkilerin ortaya konması için geniş ölçekli rastgele kontrollü inceleme yapılması veya ufak çapta yapılan çok sayıdaki bu tür incelemelerin sonuçlarının üst üste konularak toplu bir biçimde incelenmesi esasına dayanan istatistiksel yöntem. Geçmiş verilerin analizi. Toplu analiz.

Meta language : Üstdil. Nesneler diline ilişkin önermelerin doğruluk ve yanlışlık koşullarını gösteren dil.

Windows metafile : Windows meta dosyası.

Metabasis : Tedavi değişikliği, tedavi tarzını değiştirme. Metabazi. Metabazis.

İngilizce Metafile Türkçe anlamı, Metafile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Metafile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Surface : Su yüzüne çıkmak. Meydana çıkmak. Yüzeye çıkmak. Yol vb'yi sert bir madde ile kaplamak. Kanat (uçak). Cilalamak. Ortaya çıkmak. Yüzölçümü. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.

 

Coat : Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kat. Örtmek. Kaplama. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Tabaka. Kürk. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Palto. Bir tabaka (boya vb) sürmek.

Rule : Bir bilimsel dizgede bilgi üretmek üzere uyulan özel işlem tutamakları. -e egemen olmak. Çizgi çekmek. İlke. İdare etmek. Sözü geçmek. Yargılar. Cetvel. Hüküm vermek. Karar vermek.

Metallize : Metallemek. Metal kaplamak. Metalize etmek. Metalle kaplamak. Madenle kaplamak.

Formula : Bir doğa yasasının, uzbilimsel simge dili ile anlatımı. Bir kavram, işlem ya da değerin simgesel anlatımı ya da eşitliği. Bağıntı. Tertip. Boş ve anlamsız sözcükler. Kaide. Mama. Denklem. Reçete. Çözüm.