Minumum türkçesi Minumum nedir

  • Oyluk.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Bir işlev değerinin en düşük, türevinin sıfır, ikinci türevin de artı imli olduğu nokta.

Minumum ingilizcede ne demek, Minumum nerede nasıl kullanılır?

Aluminum : Alüminyum. Aluminyum. Alüminyum (simgesi al).

Aluminum company of america : Amerika alüminyum şirketi. Alcoa. Merkezi pittsburgh'da (pennsylvania) yer alan dünya genelinde alüminyum ve işlenmiş yan malzemelerin üreticisi ve tedarikçisi olan amerikan şirket.

Aluminum fluoride : Alüminyum florür.

Aluminum foil : Aliminyum folyo. Alüminyum folyo. Stanyol. Gıda ürünlerini sarmak ve saklamak için kullanılan çok ince alüminyum kağıtlar.

Aluminum frame : Alüminyum çerçeve. Alüminyumdan yapılmış olan çerçeve (paslanmayan hafif ve güçlü metal).

Aluminums : Aluminyum. Alüminyum. Alüminyum (simgesi al).

Aluminum frame window : Alüminyum çerçeveli pencere. Alüminyumdan yapılmış çerçevesi olan pencere (paslanmayan hafif ve güçlü metal).

Minuets : Menuet. Menüet. Ağır tempolu bir dans. Saray dansı.

Minuend : Çıkartılan. Eksilen. Eksiltilen sayı.

Aluminum oxide : Alüminyum oksit.

İngilizce Minumum Türkçe anlamı, Minumum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Minumum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Nominal : Anma. Yazılı. İsim türünden veya isme ait olan. İsmen var olan. Önemsiz (fark veya derece vb). Düşük. Önemsiz. İtibari. Göstermelik. Sembolik.

Skeleton : Teşrih. Omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı. Çekirdek kadro. Taslak. İskelet. Bir hayvanın destek görevi olan ve vücudu korumaya yarayan sert parçasının tümü; omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı. Kadit. Kafes. İskelet gibi zayıf. Çok zayıf kimse.

Peak : Sivri. Zirve. Tepe noktası. Zirveye çıkmak. En yoğun olduğu durum. Şapka siperi. Zirve yapmak (fiyatlar). En yüksek çekit. Doruğa tırmanmak. İktisadi çevrimdeki genişlemenin en üst noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle genişlemeden tekrar daralmaya geçişi gösteren dönüş noktası. krş. dip.

Ball joint : Küre biçiminde eklem. Birbirine bağlı iki parça arasındaki, her yönde devinime olanak veren yuvarlak eklem. Yuvarsı eklem. Bilyalı mafsal. Bilyeli mafsal. Rulmanlı esnek bağlantı. Rotil. Küresel mafsal. Yuvalı mafsal.

Marginal : Marjinal. Değeri düşük. Düşük. Sınırsal. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kenarda yazılı. Kenarda olan. Uç. Az. Sınırdaki.

Stripped : Üstünü çıkarmak. Tahliye etmek. Sütünü iyice sağmak. Striptiz yapmak. Boşaltmak. Soyulmuş. Soymak. Örtüsünü kaldırmak. Sade. Sadeleştirilmiş.

Thigh : Kalça. Uyluk. Bacağın, kalçadan diz eklemine dek uzanan üst bölümü. But.

Lower limit : Alt sınır. Minimum limit. Alt limit. Altlimit. Aşağı sınır.

Extremum : Uçdeğer. Ekstrem nokta. Ortanın en uzagında olan nokta. Son derece aşırı uçtaki mümkün olan değer veya miktar. En-uç değeri. Zirve noktası. Bir işlevin, türevi sıfır olunca aldığı değer. Ekstremum. Ektremum.

 

Minimal : Bir değişkenin alabileceği en düşük değer, enk. En aşağı. En küçük. Enküçük. En az. Minimum. En düşük. Kısa. Asgari.

Minumum synonyms : small indefinite quantity, small indefinite amount, tokenish, stripped down, borderline, negligible, token.

Minumum zıt anlamlı kelimeler, Minumum kelime anlamı

Maximal : Büyükçe. Azami. Maksimal. Enbüyük. En büyük. Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. En fazla.

Maximum : En çok en büyük. Bilişim, biyoloji, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Bir işlevin belirli bir noktada, yakınlarına göre en büyük değerini aldığı nokta; işlevin dorukta türevi sıfır olur. Enbüyük. Azami. Doruk. En fazla. En büyük. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin eriştiği en büyük değer. güneşte leke bolluğunun en çok olduğu, bir değişen yıldızın en parlak olduğu zamanlardaki değerler vb. İşlev değerinin en büyük, değişkene göre türevin sıfır olduğu.