Peak türkçesi Peak nedir
- Sivri uç.
- Uç.
- Kasket siperi.
- En yüksek çekit.
- Tepe.
- Doruğa tırmanmak.
- Doruk.
- Doruğa ulaşmak.
- Zirveye çıkmak.
- Genç dağlık kitlelerde ince uçla son bulan tepelere verilen ad.
- Şapka siperi.
- İktisadi çevrimdeki genişlemenin en üst noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle genişlemeden tekrar daralmaya geçişi gösteren dönüş noktası. krş. dip.
- En yoğun olduğu durum.
- Zirve yapmak (fiyatlar).
- Sivri.
- Tepe noktası.
- Pik yapmak.
- Bilgisayar, coğrafya, fizik, iktisat alanlarında kullanılır.
- Bir dalgalı akımda ulaşılan en yüksek değer.
- En yüksek sınır.
- Zayıflamak.
- Tepeye ulaşmak.
- Zirve.
Peak ile ilgili cümleler
English: I want to climb to the peak of Mount Kitadake.
Turkish: Kitadake Dağı'nın zirvesine tırmanmak istiyorum.
English: Mt. Everest is the highest peak in the world.
Turkish: Everest dünyanın en yüksek zirvesidir.
English: The economy is at peak of a business cycle at present.
Turkish: Şu anda ekonomi iş döngüsünün zirvesinde.
English: He climbed to the peak of the mountain.
Turkish: Dağın zirvesine tırmandı.
English: Right now it's peak season in Cancún.
Turkish: Şu anda Cancun'da yoğun sezon.
Peak ingilizcede ne demek, Peak nerede nasıl kullanılır?
Peak concentration : Bir ilacın verilmesinden sonra o ilacın plazmadaki maksimum değere ulaşması. Doruk konsantrasyon.
Peak demand : Puant talep. Azami talep. Maksimum talep.
Peak detector : Tepe sezicisi. Tepe sezici.
Peak envelope power : Zarfın tepe gücü. Kiplenimin doruğundaki güç. Tepe zarf gücü.
Peak excursion : Tepeden tepeye gezinim.
Peak point : Doruk noktası. Pik noktası. Zirve noktası. Tepe noktası.
Peak hour : Koşuşum saati. Çalışanların işe başlama ve işten çıkma saatlerinde sokaklarda ve toplu taşıma yapılan araçlarda ve duraklarda göze çarpan yığışma.
Peak limiter : Dinamik sınırlayıcı. Tepe sınırlayıcı.
Peak factor : Tepe faktörü. Doruk katsayısı. Tepe katsayısı.
Peak output : En yüksek verim. Doruk üretim.
İngilizce Peak Türkçe anlamı, Peak eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Peak ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acmes : Gdb. Buhran. Kriz. Hastalık krizi. En yüksek nokta. Akme.
Visors : Miğferin açılıp kapanan önü. Güneşlik. Maske.
Limitation : Sınırlama. Kısıtlama. Meyil. Hudutlandırma. Kayıtlama. Tahdit. Tahdit etme. Takyit. Limit. Müruruzaman.
Crests : Kret. Dağ sırtı. Arma. Üstten aşmak. (kuşlarda) sorguç. Zirveye varmak. Sorguç. Dalga tepesi. Zirveye ulaşmak. Krista.
Pinnacle : Kule. Cihannüma. Sivri tepeli kule. Pinakolo. Bina üzerindeki sivri tepeli kule. Çatı kuleciği. Tepe nokta.
Bits : Bozuk para. Bit (bilişim veya bilgisayar terimi). Kırıntı. Delgi. Gem. Yuva açma aletleri. Eksik etek. Lokma. Nebze.
Maximum limit : Değişebilen bir niceliğin varabileceği en yüksek sınır. Üst sınır.
Degree : Diploma. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Sıralı notalar. Lisans. Mevki. Rütbe. Dizil. Ayar. Öğrenim derecesi. Bilgisayar, eğitim, fizik, ekonomi alanlarında kullanılır.
Edge : Kenar yapmak. Film kuşağının iki yanı. Kenardan yavaş yavaş ilerlemek. İlerletmek. Kenarına bordür yapmak. Kıyı. Kenar. Yavaş yavaş ilerletmek. Kuşak izgesi gibi bir girişim ya da kırınım kuşağı çizgi dizgesinin sınır dalga boyu.
Peak synonyms : cusps, fells, become bony, ebbs, acros, culminates, top, declined, apogees, ending, featheredges, argute, faint, edged, eminencies, incisive, brims, acuate, eminences, apogee, come to a head, be on the wane, gain the summit, peaks, ben, cusp, decline, visor, ends, barb, crest, vizor, acme.
Peak zıt anlamlı kelimeler, Peak kelime anlamı
Minimum : Enküçük. Bir değişkenin alabileceği en düşük değer, enk. Kısa. Minimum değer. En düşük derece. En küçük. Bilgisayar, bilişim, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Belen. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin indiği en düşük değer. güneşte leke bolluğunun en az olduğu, bir değişen yıldızın en sönük bulunduğu zamanki değerler vb. Asgari.
Maximum : En çok. En fazla. Bir işlevin belirli bir noktada, yakınlarına göre en büyük değerini aldığı nokta; işlevin dorukta türevi sıfır olur. Azami. En yüksek derece. Maksimum. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin eriştiği en büyük değer. güneşte leke bolluğunun en çok olduğu, bir değişen yıldızın en parlak olduğu zamanlardaki değerler vb. Bilişim, biyoloji, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Verilen bir durum için elde edilebilecek en büyük değer. En büyük.
Bottom out : En düşük seviyeye ulaşmak. En aşağı düzeye indirmek. Azalmak. İyice düşmek. Üzülmek. Dibe vurmak.
Peak antonyms : fall.
Peak ingilizce tanımı, definition of Peak
Peak kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to peak oars, to hold them upright. A point. As, the peak, or front, of a cap. The sharp end or top of anything that terminates in a point. To rise or extend into a peak or point. To raise to a position perpendicular, or more nearly so. To form, or appear as, a peak. To peak a gaff or yard, to set it nearer the perpendicular.

Bu kısımda Peak kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Peak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Peak anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Peak ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.